Hic bir zaman yaşamadıkları için yeterince yaşamamışlardı. Ve ölüm, boş yere susuzluğunu gidermeye çalısan bir yolcuyu, sonsuzluğa dek sudan yoksun bırakma davranışı gibiydi.
Yaşamlarıni yükseltmek için kararlı davranışlarda bulunmamış olanlar, korkaklar ve güçsüzlüğü yuceltenler, bütün bunlar, ölümden, içine karismadiklari bir yaşama onun getirdiği yaptirimdan dolayı korkuyorlardı.
Yazgının insanda yarattığı bu secimi bilinçlilik ve yüreklilikle yapmıştı. Onun bütün yaşama ve ölme mutluluğu buradan kaynaklanıyordu. Bir hayvan çılgınlığıyla baktığı bu ölümden duyduğu korkunun yaşamdan korkmak anlamına geldiğini anlıyordu. Ölme korkusu, insanın içindeki yaşayan şeye sınırsız bağlanmayı açıklıyordu.