İnsanlar birçok şeye inanabilirler: adalet, özgürlük, eşitlik. Bütün bunlar kavramlar, idealler, inançlar veya ümitler olarak zararsız, iyi şeylerdir ama arkalarında gerçeğe uygulanmalarından, gerçek hayatla, insan ve toplumların tecrübe ve birikimleriyle test edilmelerinden, sınanmalarından ileri gelen şeyle yoksa boş şeylerdir.
Yunan tragedyası, insanlarla tanrıların çatışması üzerine dayanır. Onda insanlar, tanrıların kendileri için çizmiş oldukları kadere karşı çıkar, onunla mücadele ederler. Buna karşılık Shakespeare tiyatrosu, insanların insanlarla mücadelesini ele alır. Çağdaş trajedi ise insanın ne Tanrılarla ne de diğer insanlarla mücadelesini değil, kendi kendisiyle çatışmasını konu alır.
Herkesin başarılı olma şansı veya ödevi yoktur. Ama herkesin mutlu olma hakkı ve imkanı vardır ve mutlulukla başarının çoğu zaman aynı şey olduğunu düşünmekle beraber bunların ayrıldığı yerler veya durumların olduğunu, olabileceğini de kabul ederim. Eğer başarıyla birlikte mutluluk gelmeyecekse birincinin bir önemi olmadığını düşünürüm.