Acı, insanın yüreğini parçalayan ve sırrını kimseye anlatmadan birlikte ölmesi gereken bir şeydi. Kollarda, başta en ufak güç bırakmayan, yastıkta kafayı bir yandan öbürüne çevirme cesaretini bile yok eden şeydi.
&&&&&
(Yüreğini kolla, ölmeden çürüyorsun.
- Gabriel Garcia Marquez)
-'Daha çok anlat' dedim.
-'Hoşuna gidiyor mu?'
-'Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.'
-'Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?'
-'Gider gibi yaparız.'
&&&&&
(Gökyüzü gibi bir şey bu çocukluk, hiçbir yere gitmiyor. -Edip Cansever)
Oynamıyorum artık, çocukluğumu mavilerine sakladım. Büyümek boğazımı sıktıkça, gömleğimin üst düğmesini açıyorum. Ve ne zaman bir deniz kıyısına gitsem, kıyıya vuracağımdan korkuyorum. Alıp götürür mü bizi de bir gün akıntı? Mavinin en derininde kurtulur muyuz tüm insanlardan? Emanete bırakılıp unutulmuş bir eşya gibi, büyük bir hiçliğin ortasındayım. İyi gecelerime özlemler büyütüyorum. Ne demişti şair, uyuyalım, hiçbir şey olmazsa sabah olur.
-Murat Çiçek