Seviyorum seni
ekmeği tuza banıp yer gibi
Geceleyin ateşler içinde uyanarak
ağzımı dayayıp musluğa su içer gibi
Ağır posta paketini
neyin nesi belirsiz
telaşlı, sevinçli, kuşkulu açar gibi
Seviyorum seni
denizi ilk defa uçakla geçer gibi
İstanbul'da yumuşacık kararırken ortalık
içimde kımıldayan birşeyler gibi
Seviyorum seni
Yaşıyoruz çok şükür der gibi.
Nazım Hikmet Ran
uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum
Cemal Süreyya
Ben senin kokunu hiç hissetmedim ..
Fırından taze çıkmış ekmek kokusu
Yağmur sonrası Toprak kokusu
Yeni basilmis kitap kokusu
Bunların hic biri değilsin sen biliyorum
İçtiğin kafvenin dudaklarında kalmış tadı
Tenine sinmiş kokusuydu senin kokun
Kahve kokulu kadın ..
😔
Toplum birini gülerken gördüğünde tıpkı.. eskiden hüzünlü bir insanı görmüş gibi bakıyor .. hangi ara hüzün sehri oldun sen Ankara .. saair dememismiydi şiirinde Ankara'da ya okunur ya aşık olunur diye .. simdi soyle kahve kokulu kadın şiirlermi yalan insanlarmi..