Sana kişisel özgürlük değil ulusal özgürlük vaat ediyorlar. Sana insani öz saygı değil, ulusal büyüklük vaat ediyorlar. 'Ulusal özgürlük''ve 'devletin çıkarları' ifadeleri bir kemiğin bir köpeğin ağzını sulandırdığı gibi senin ağzını sulandırıyor ve sen onları alkışlıyorsun (...) Onlar seni bir sembole kurban ediyorlar ve sen onları kendi üzerinde iktidara taşıyorsun. Bütün maskeleri düştüğü halde senin efendilerin senin tarafından yükseltildiler, senin tarafından beslendiler.
Seni baskı altında tutanlar daha dün yüksek tabakalardan gelirken, şimdi senin kendi sınıfının içinden çıkıyorlar. Onlar senden bile küçükler, küçük adam. Çünkü senin yoksunluğunu deneyimle tanımak, sonra da onu seni daha iyi sömürmek ve daha çok ezmek için kullananların çok alçak olması gerekir.
Küçük adam küçüklüğünü bilmiyor ve bunu bilmekten korkuyor. Küçüklüğünü ve darlığını hayali güçle ve büyüklükle örtüyor.. Bir şeyi ne denli az kavrıyorsa, o denli sıkı inanıyor ona.