Murat Taşdemir

TARIK TUFAN- DÜŞERKEN
8/10
·299 syf.··
2025 3. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2025 00:25
Tarık Tufan’ın Düşerken kitabı, insanın iç dünyasına, yalnızlığına, kaybolmuşluk hissine ve hayatın kaçınılmaz çürümesine dair derin bir yolculuk sunuyor. Yazarın sade ama etkileyici dili, kitabın atmosferine hızla kapılmamızı sağlıyor. Kitap boyunca, hayatın yükünü omuzlarında taşıyan bir karakterin ruhsal gelgitlerine şahit oluyoruz. Kitap boyunca yalnızlık, neredeyse elle tutulur bir gerçeklik gibi hissediliyor. “İnsan yalnızlığa bir defa düşer, orada kalır.” cümlesi, yazarın yalnızlık kavramına dair keskin bakış açısını özetliyor. Bu yalnızlık, bir tercih değil, içine düşülen ve çıkış yolu bulunamayan bir girdap gibi anlatılıyor. Yalnızlığın, insanı yavaş yavaş tüketen, içten içe çürüten bir şey olduğu fikri, kitapta sık sık karşımıza çıkıyor. “İnsanı çürüten ölüm değil, hayattır.” cümlesi de bu fikri pekiştiriyor. Tufan, yaşamı bir çürüme süreci olarak tanımlıyor ve aslında ölümü bir son değil, bu kaçınılmaz sürecin doğal bir sonucu olarak gösteriyor. Ana karakter olan İshak, hayatın içinde kaybolmuş, umutsuzluk ve yalnızlık içinde sıkışmış biri olarak karşımıza çıkıyor. Onun hayatı bir düşüş olarak görülebilir. Kitabın isminden de anlaşılacağı gibi, bir tür serbest düşüş içindeyiz. Fakat bu düşüş, her zaman karanlık değil. Çünkü tam “Düşerken” karşısına Jülide çıkıyor. Jülide, İshak için adeta bir kurtuluş simgesi oluyor. “Benim için büyük şans.” diyor karakter. Yani bazen tam en dibe vurduğunu düşündüğün anda biri gelir ve seni yukarı çeker. Belki de Tufan, insanın kurtuluşunu yine insanda araması gerektiğini söylüyor. Kitapta, gitmek ve kalmak üzerine de derin sorgulamalar var. “Oysa gidenler her daim geç kalmıştır.” cümlesi, gitmenin bazen çözüm olmadığını, tam tersine, kaçışın da bir tür yara olduğunu anlatıyor. Giden kişi de huzuru bulamaz, kalan kişi de
1000Kitap
DüşerkenTarık Tufan · Profil Kitap Yayınları · 20188,5bin okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Fransız Akademisine Kabul Konuşması
6/10
·72 syf.··
2025 2. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 12 Ocak 2025 10:45
Kitabın içeriği Amin Maalouf’un Fransız Akademi'sine kabul töreninde yapmış olduğu konuşma ve kendisi için Fransız akademi üyelerinin yapmış olduğu yorumları içermektedir. Değerli bulduğum içeriği aşağıda özetliyorum. Amin Maalouf, hem kalemiyle hem de fikirleriyle insanlık üzerine düşünen eden bir yazar. Fransız Akademisine Kabul Konuşması kitabı da tam olarak bu çağrının bir parçası. Bu kitap, yazarın kökenlerini, kimliklerini ve insanlık üzerine endişelerini anlatıyor, bize de dünyayı anlatıyor. Maalouf, dünya üzerindeki adaletsizliğin altını çizen çok çarpıcı bir cümle kuruyor:“Çoğunluk zorunlu ihtiyaç maddelerinden yoksun yaşarken bir avuç insanın gereksiz şeyler bolluğu içinde yüzmesi doğa kanununa açıkça aykırıdır.”Bu söz, sadece ekonomik eşitsizliklere değil, bu eşitsizliği normalleştiren dünyaya da bir eleştiri. Yazar, insanoğlunun bu adaletsiz yapıya bir son vermesi gerektiğine inanıyor. Bir diğer önemli mesaj, nefreti aşma çağrısı:“Nefrete son vermeli, ırkları, dinleri, kökenleri aşmalı.” Bu söz, Maalouf, farklı kimliklerin bir arada yaşayabileceği bir dünyanın mümkün olduğuna inanıyor. Ancak bunun için önce önyargılardan kurtulmamız gerekiyor. Maalouf, eşitlik kavramına dair çok çarpıcı bir yorumda bulunuyor:“Eşitlik bir savı kanıtsamadan başka bir şey değildir; tüm insanların eşit olmayan koşullarda doğması ve tüm uygarlıkların eşit olmaması doğaldır; ama bu savı kanıtsamadan vazgeçildiği anda, eşitsizlik meşru kılındığı anda, barbarlığın yoluna sapılır.”Bu ifade, eşitsizliğin insanlık tarihindeki kaçınılmaz bir gerçek olduğunu kabul ederken, bunun meşrulaştırılmasını kesin bir dille reddediyor. Yazar, eşitsizliğin norm haline gelmesinin, bizi medeniyet yerine barbarlığa sürükleyeceğini söylüyor. Maalouf’un belki de en etkileyici mesajı şu:“Ya bu
Fransız Akademisi'ne Kabul Konuşması ve Jean-Christophe Rufin'in YanıtıAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 2017340 okunma
Biz
7/10
·232 syf.··
2025 1. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2025 23:41
Zamyatin’in “Biz” romanı, totaliter rejimlerin birey üzerindeki baskıcı etkisini gözler önüne seren güçlü bir eleştiridir. Romanın geçtiği distopik dünya, tüm vatandaşların hayatını sıkı bir şekilde kontrol eden Tek Devlet tarafından yönetilmektedir. Burada bireylerin isimleri bile yoktur; her biri birer numarayla anılır (örneğin, ana karakter “D-503”). Bu numaralandırma, bireyselliğin tamamen yok edildiğini ve insanların yalnızca kolektifin bir parçası olarak görüldüğünü sembolize eder. Tek Devlet’in amacı, bireyleri tamamen sisteme boyun eğen birer makineye dönüştürmektir. “Mutlak düzen” ve “mutlak mutluluk” adına, özgürlük, yaratıcılık, ve bireysel düşünce gibi insanın temel nitelikleri bastırılır. İnsanlar, camdan yapılmış evlerde yaşar ve her hareketleri devlet tarafından izlenir. Özel hayat ya da mahremiyet kavramları yoktur, çünkü Tek Devlet, bireyin değil kolektifin önemli olduğuna inanır. Devlet, vatandaşlarının yalnızca mantıkla hareket etmelerini ister ve duygu ya da hayal gücü gibi “mantıksız” unsurları bastırır. Özgür iradeyi yok etmek için insanlar üzerinde cerrahi müdahaleler yapılır ve bireyler bu düzene uymak zorunda bırakılır. Her şey matematiksel kesinlik ve mantığa göre düzenlenmiştir. Roman boyunca Tek Devlet’in lideri Velinimet, tüm vatandaşlara sürekli olarak mutluluğun ancak özgürlüğün tamamen yok edilmesiyle elde edilebileceğini savunur. Zamyatin, bu düzenle, hem kendi dönemindeki totaliter rejimlere (örneğin, Sovyetler Birliği’nde yükselen baskıcı yönetim) hem de gelecekte oluşabilecek benzer rejimlere dikkat çeker. İnsanların özgürlüklerini “mutluluk” ya da “güvenlik” adına gönüllü olarak devlete teslim etmesi fikri, romanın merkezinde yer alır. Roman, bireyin özgürlüğünden vazgeçmesinin, insan doğasına aykırı bir durum olduğunu vurgular.
BizYevgeni İvanoviç Zamyatin · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202211,9bin okunma