“Ey Rabbimiz! Artık gördük ve duyduk. Şimdi bizi geri gönder de iyi işler yapalım. Çünkü biz artık inananlarız.”
Secde, 12
“Onlar orada: Rabbimiz bizi çıkar, (önce) yaptığımızın yerine iyi işler yapalım! diye feryad ederler.”
Fâtır, 37
“Kötülük üzerimizde baskın çıktı da sapık bir kavim olduk. Ey Rabbimiz! Bizi buradan çıkar. Eğer küfre bir daha dönersek hiç şüphesiz biz zalimlerden oluruz.
Müminun Suresi 106-107.ayet
“Size düşünecek kimsenin düşünebileceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de geldi. O halde tadın (azabı) zalimlerin yardımcısı yoktur.”
Fâtır, 37.Ayet
Ebû Hureyre'den (r.a.) rivayetle
Peygamberimiz (s.a.v.): "Hüzün kuyusundan Allah'a sığının." buyurmuştur. Sahabe: "Ey Allah'ın Resûlü, Hüzün Kuyusu nedir?" diye sorduğunda, "Cehennemde bir vadidir; cehennem her gün ondan yüz kere Allah'a sığınır." cevabını vermiştir. "Oraya kimler girecek?" sorusuna ise: "Amellerini gösteriş için yapan (riya ehli) Kur'ân okuyucuları (kurrâlar)" buyurmuştur.
İnsanoğlunun dostu üçtür ve bunlardan biri, ruhu alınana kadar yanına gelir. İkincisi, kabrine kadar gelir. Üçüncüsü ise yeniden diriltilip Allahın huzurunda toplanana kadar yanında olur. Ruhu alınana kadar yanında gelen malıdır. Kabre kadar gelen ailesidir. Mahşere kadar yanında gelen ise amelleridir.
Şimdi kendi kendine düşün. Şâyet kıyamet günü, amel defterinde haksızlıklarından yana bir yazı yoksa veya Allah’ın lütfuna sahip olup affa uğrar da ebedî saadete kavuşman kesinleşirse muhakeme yerinden ne benzersiz bir mutluluk ileayrılırsın.
Artık “rıza” elbisesini giymiş, sonrası üzüntü ve keder olmayan bir huzura ve sona erme tehlikesi olmayan bir rahata (nimetlere) ulaşmış olacaksın.
İşte o anda kalbin sevinçten ve rahattan sanki yerinden fırlayacak gibi atar, yüzün dolunay gibi pas parlak oluverir. Mahlûkat arasında dimdik yürüyeceğini ve sırtından yüklerin kaldırıldığını, alnında parıldayacak olan mutluluk rüzgârı ile
hoşnutluk serinliğinin tazeliğini düşün. Dünyanın başından sonuna kadar yaşamış
tüm canlılar sana ve senin bu muhteşem durumuna bakar ve senin güzellik ve yiğitliğine imrenirler. Melekler önünden ve arkandan dolaşırlar. Şehitlerin huzurunda,
“Bu filan oğlu filandır. Allah ondan razı oldu ve onu da razı etti. O artık sonu bedbahtlık olmayan bir mutluluğa erdi” derler.
Allah’tan başkalarını dost edinenler , ağdan yuva yapan örümcek gibidirler. Oysaki, eğer bilseler, hiç şüphesiz, örümcek yuvası yuvaların en çürüğüdür .
Ankebut-41. ayet