Rollo May 20. yy yaşamış Amerikalı varoluşçu terapist. May’e göre kitabın isminden de anlaşıldığı gibi insanın kendini arayışı günümüzün en önemli sorunu. 1900lü yılların ortasında yazılmış olan eser hala güncelliğini korumakta.
Rollo May terapi seanslarındaki deneyimleri ışığında insanı; “içi boş insan” olarak tanımlar. İnsanlar ne istediklerini bilmemelerinin yanında, içlerindeki anlamsızlık ve boşluk duygularıyla acı içindedirler. Peki insanlar neden bu duygularla yaşamak zorunda kalır? Bunu sadece yaşadığımız modern çağın bir sorunu olarak görmek yanlıştır. Yazara göre bu anlamsızlık ve çaresizlik;
“İçsel boşluk duygusu, kişinin yılların birikimiyle hayatına yön verme, başka insanların ona olan davranışlarını değiştirme yahut içinde bulunduğu dünyayı etkileme gücünün olmadığına dair inancının bir sonucudur.” (syf.27) Ve ulaşamayacağına inanan insan istemekten ve hissetmekten vazgeçer. İşte bu duyarsızlık ve hissizliği hayatında endişeye - kendisiyle yüzleşme endişesi- karşı oluşturduğu bir savunma yöntemi olarak hayatının ortasına yerleştirir.
Yalnızlık da çoğu insan için güçlü ve acı verici bir tehdittir. Çünkü yalnızlık insanlarda boşluk duygusunu çağrıştırır. Bu nedenle birey olma deneyimini yalnız başka insanlarla birlikte olduğunda yaşayabilirler. Popüler olma ya da birileriyle beraber olmak çoğu insan için başkalarıyla bir aradayken aldıkları keyiften çok daha önemlidir. Kendi içindeki boşluk ve anlamsızlığı yaşadığı ilişkilerle doldurmak isteyen kişiler, gerçek sevgiyi yaşamamakta ve çoğu zaman kendi benliklerinden vazgeçmektedirler.
“Ne kadar birbirlerine yaslansalar da bu doldurulmuş insanlar önünde sonunda daha da yalnızlaşmaya mahkumdurlar; ne de olsa içi boş insanlar sevmeyi öğrenmelerini sağlayacak bir temelden mahrumdurlar.” (syf.35)
Önceki