Mehetoğlu, o yıl içinde öldürülen sekizinci öğrenciydi.
Ölüm sıradanlaşmaya başlamıştı.
Ama Deniz için değil...
O, hemen soluğu Mehetoğlu’nun yanında almış, gözü onun cansız bedeninde olduğu halde duvara dayanıp kalmıştı.
Bir ara Mehetoğlu’nun boynundaki kolyeyi aldı; içine baktı. Genç bir kızın resmi vardı.
Deniz orada kendini tutamayıp ağladı.
Yeni gelen kuşak, doğru dürüst âşık bile olamadan, yavuklusunun elini tutamadan göçmeye başlamıştı.