Gidiyorum ben. İlk defa galiba gerçekten gidiyorum. Uzaklaşıyorum kendimden. 29 yıldır içinde yaşadığım bir evmiş benliğim, taşınıyorum. Yeni evim neresi olacak, içeride kimler olacak, komşular nasıl olacak bilmiyorum...
Belki arada sırada 'Bencillik'e uğrarım; hiç ahbaplığımız olmadı kendisiyle, tanışmak istiyorum.
Belki biraz 'Umursamazlık'a da yakınlarda olur evim, bazen kapı muhabbeti yaparız. Hiç bilmiyorum nasıl birisi.
'Kaygı', 'Kuruntu', 'Endişe', sürekli büyüyen 'Başarı hırsı', 'Beklentileri karşılama isteği', 'Aşırı Empati' ve 'Mükemmeliyetçilik' ile olan arkadaşlıklarımdan memnun değilim. Ayrılıyorum onlardan. Üzülürler mi? Sanmam. Beni sevdiklerini de sanmıyorum. Belki benden sonra çocuklarımla oynarlar. Kapı komşum 'Merak'; "acaba yapabildim mi, acaba iyi miyim, acaba kalp kırdım mı, acaba beni seviyorlar mı, benim yerimde bir başkası olsa nasıl davranırdı, ne yaparsam daha çok sevilirim" diye diye ömrümü yedi. Ondan uzaklaşmak da iyi gelecek.
Ne bekledin be kızım bugüne kadar? Bilmiyorum ki. Galiba giderken yanıma 'Her şeyi Kabullenme'yi almamalıyım.
M.Ş.G.