Hiç kuşkusuz her çocuktan bir "dâhi" veya üstün yetenekli bir kişi yetiştireceğimizi iddia edecek değiliz. Ancak HER ÇOCUĞU YETENEKSİZ BİRİNE DÖNÜŞTÜREBİLECEĞİMİZİ DE KESİNLİKLE BİLİYORUZ.
Kilise konseylerinde kadının ruhu olup olmadığı uzun tartışmalara konu olmuştur, hatta kadının insan olup olmadığı üzerine bile ciddi yazılar yazılmıştır.
Cinsiyetler Arasında İş Birliği; Alfred Adler.
... sanki camdan yapılmış da kırılmasından korkar gibi özenle treni eline alıyor, vagonları tekrar yerleştiriyordu; onu nefesiyle bile kirletmekden korkuyor ve yanına yöresine bakıp siliyor, gülümsüyordu. Hepimiz ayakta durmuş onu izliyorduk; incecik boynuna, bir keresinde kanadığını bile gördüğüm kulaklarına, uzun gelen kollarını katladığı montuna, dayak yerken yüzünü korumak için defalarca kaldırdığı sıska kollarına bakıyorduk. Ah o anda bütün oyuncaklarımı, bütün kitaplarımı onun ayakları altına serebilir, ağzımdaki son lokmayı çıkarıp ona verebilirdim. Onu giydirmek için kendim soyunur, ellerini öpmek için önünde diz çökebilirdim. Düşündüm: "hiç olmazsa ona trenimi versem." Ama bunun için önce babamdan izin almam lazımdı. Tam o sırada elime bir kağıt parçası sıkıştırıldığını hissettim. Babam kurşun kalemle yazmış: "Precossi senin trenini çok beğendi. Hiç oyuncağı da yok. Şu an kalbinin sesini dinlemelisin."...
+ Ebu Bekir ve Ömer döneminde hiçbir sıkıntı olmadı ama Osman'la ikinizin dönemi tam bir fitne fecir dönemi.
- Ebu Bekir ve Ömer döneminde onlara yardımcı olarak biz vardık; bizim dönemimizde ise onlar yok, siz varsınız.