İnsana dost görünen, beşerleri açlıktan kokan modern dünya, ölüm kere ölüm olan bu hayatta, bu açıkhava mezarlığında insanı yemeye çehresinden başlıyor.
Dingin gökyüzünün altında, bu mezarların yanında biraz oyalandım. Fundalıklar ve sümbüller arasında uçuşan pervaneleri izledim, otları hışırdatan hafif rüzgarı dinledim ve insan, bu dingin toprağın altında uyuyanları nasıl olur da huzursuz bir uyku içinde olduklarını düşünebilir, diye şaştım.