myazıcı

Loach on Loach
Puan vermedi·272 syf.··
Beğendi
·
2024 14. kitabı
Bir sinemasever olarak sinemaya dair ve bu filmleri ortaya çıkaran yönetmenlerim hayatlarına dair kitapları okumayı çok seviyorum. Ken Loach’ ın bu anlamda severek izlediğim yönetmenler arasında olduğunu söyleyebilirim. Ona ait ilk olarak Bread and Roses filmini izlemiştim ve hala “Biz ekmek istiyoruz ama gül de istiyoruz” repliğinin tesiri üzerimdedir. Ardından The Old Oak, Kerkenez ve Ben, Danile Blake’i izledim. Hepsi ayrı ayrı özel filmler olmakla beraber kitapta çokça vurgulandığı şekliyle toplumsal gerçeklere değinirler. Ken Loach’ın yüzünü topluma dönmüş bir yazar olduğunu söylemek mümkündür: Anlatımları bu bakımdan hep sokaktaki halka yöneliktir. Toplumsal sorunlara duyarlı birinin onun filmlerinden etkilenmemesi imkansızdır. Kitapta Ken Loach’ın filmleri üzerine yaptığı söyleşilere yer verilir. Filmlerini izleyen ve onu yakından tanımak isteyen sinemaseverlere kesinlikle tavsiye ederim. Bir soru ve cevap şeklinde ilerleyişi zaman zaman okumayı zorlaştırsada sinemaya dair verilen birbirinden kıymetli bilgilerin buna değer olduğunu düşünüyorum. İyi okumalar.
Benim Adım Kes - Ken Loach SöyleşileriTolga Yalur · Agora Kitaplığı · 20155 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
çok beğendim!
Puan vermedi·112 syf.··
Beğendi
·
2024 5. kitabı
Çocukken neden portakala portakal deniyor şeklinde etimolojik sorular benim de aklıma gelirdi fakat hiçbir zaman Nick gibi bir nesneye kendi bulduğum ismi takacak kadar yaratıcı bir çocuk olmadım sanırım. Kitabın kapağını ve ismini görür görmez okumak istemiştim çünkü bir nesneye kendi adından farklı bir isim takma fikri çok parlak gelmişti. Ben devamında neler olacağını çok merak ederek kitaba başladım fakat bu durum kişilerin ilgi anlamına göre değişebilir. Konu o kadar güzel işlenmiş ki, Nick’in eleştirel bakış açısı, öğretmeniyle tutuştuğu gizli yarış, arkadaşlarıyla birlikte bu harekete sıkı sıkıya bağlı olmaları ve okul idaresinin baskıcı tutumu…Olaylar bir su gibi alıp gidiyor kitapta ve Oxford sözlüğün oluşturulma sürecine selam çakılıyor ki bu bölüm beni benden aldı, yüzümde gülücükler açtırdı. Çocukların kavraması zor olabilir bunu belirtmek isterim. Nihayet sona gelindiğinde yüzümde kocaman bir tebessüm bıraktı çünkü bu bir öğretmen-öğrenci hikayesiydi ve benim etkilenmemem mümkün değildi. Kitabı öğrencilerimle okuyacağım. Bakalım seçimlerini bundan mı yoksa Ayvayı Yedik Müzesi’nden yana mı yapacaklar. Tabii ki tavsiye ediyorum, okuyunuz.
Bunun Adı FindelAndrew Clements · Günışığı Kitaplığı · 20212,909 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
Beğendi
·
2024 7. kitabı
Bu kitabı öğrencilerimle kütüphaneler haftası boyunca okumaya karar vermiştim fakat ikinci okumadan sonra bu kararımdan emin olamadım. Beni tereddüte sürükleyen en temel sebep, olaylar arkasındaki geçişlerin çok hızlı olması ve hayal gücü unsurunu desteklemek adına gerçeklikten oldukça sapılması oldu. Bu sapmayla birlikte abartılı bir şekilde sunulan olaylar silsilesini bir yetişkin olarak içselleştiremedim ve sanırım bir çocuk olsam da babaannenin başından geçen serüvenleri içselleştiremezdim. Kitaptaki olaylar serisini incelediğimizde, babaannenin yaşadıkları o kadar büyük bir bölümü kapsıyor ki çocuğun ayva ile yapacaklarına bir türlü sıra gelmiyor. Sayfalar ilerledikçe mutlaka çekirdeklerin ekilerek, “Ağaç dikelim.” mesajı verileceğini anlıyorsunuz. Küçük okurların gözünden de kaçmayacaktır ve sonu beklediğimiz gibi bittiği için memnun ve mutlu hissettirmiyor. Peki, hiç mi güzel bir kısım yoktu? Bana göre kitabın en güzel yeri çocuğun ayvayı bütünüyle yemesiydi. Derin bir ohh dedim okuyunca, bu kısım gerçekten güzel düşünüp yazılmış. Eksikleriyle birlikte kitapta bu kısmın çok güzel verildiğini düşünüyorum. Son olarak bir kitabın etkileyici yapan çarpıcı bir sondur, son aceleye getirilip 64 sayfa tamamlanmış hissi yarattı. Yine de bütünüyle bakıldığında okunabilir bir kitap olduğunu düşünüyorum. Sonuç olarak, öğrencilerime bu kitabı okutacağım. Bakalım, onlar ne düşünecekler?
Ayvayı Yedik MüzesiMert Arık · Timaş Çocuk Yayınları · 20251,438 okunma
7/10
·168 syf.··
Beğendi
·
2024 3. kitabı
Öncelikle kitabın kapağında vurgulanan “yaşanmamış hayata övgü” tabirinin ilk etapta aklımıza gelen yaşamak isteyipte yaşamayamadığımız olaylar olmadığını söylemek isterim. Benim anladığım şekliyle bir hayatı yaşamak aslında duygularının ve davranışlarının altında yatan gerçek sebeplerin farkında olarak yaşamaktır belki de. Kitapta farklı başlıklarla vurgulanmak istenenin de bu olduğunu düşünüyorum. Hüsrâna uğratıldığımız da aslında hissettiğimiz nedir? Kavrayamamak, kavrama eylemine göre daha avantajlı mıdır? Bir şeyin yanımıza kâr kaldığını düşündüğümüzde o şeyin üzerimize yüklediği sorumlulukların farkında mıyız? Çıkıp gitmek her zaman kurtulmak anlamına mı gelir? Peki bizler, birilerini suçlamak istersen aslında duygusal anlamda kendimizi tatmin etmenin yollarını da arıyor muyuz? Bu sorulardan da anlaşılacağı üzere kitap temelde bir psikoloji kitabı ve içeriğinde Freud’un görüşlerine fazlaca yer verilmiş. Psikoloji temeli olan insanların bu kitabı okumakta ve anlamakta zorlanmayacağını düşünüyorum. Ben okurken kısmen zorlansam da özellikle Shakespeare tragedyalarındaki karakterler üzerinden anlatılanların çok dikkatimi çektiğimi ve bu bölümleri büyük keyifle okuduğumu söyleyebilirim.
KaçırdıklarımızAdam Phillips · Metis Yayıncılık · 20232,881 okunma
7/10
·144 syf.··
Beğendi
·
2023 28. kitabı
Eğer çeviri bir kitap okuyorsam tercihen o kitabı tekrar çevirerek okuma ihtiyacı hissetmemeliyim diye düşünürüm hep. Bu kitabın çevirisinde günlük dilden uzaklaşıldığı için okurken yer yer zorlandım. Kitap, başlığından hareketle okumak, yazmak ve yaşamak konularına değinse de özellikle yazmak bölümüne daha fazla yer ayrıldığını ve bu anlamda yazma eylemine ilgi duyanlara hitap ettiğini söylemek mümkün. Bunların dışında büyük bir filozofun önemli eylemler üzerine düşüncelerini okumak ister istemez insanı düşünmeye itiyor. Özellikle düşünme üzerine bahsettiği noktaların beni oldukça etkilediğini ve kendimi gözden geçirmeme, neleri doğru yapıp neleri yanlış yaptığımı biraz olsun görmeme fayda sağladığını söyleyebilirim. İyi okumalar.
Okumak, Yazmak ve Yaşamak ÜzerineArthur Schopenhauer · Say Yayınları · 20134,835 okunma