Acı çekmek neymiş asıl şimdi anlıyordum .
Acı çekmek bayılana kadar dayak yemek değildi.Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı , kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları , başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
“Portuga!”
“Hı...”
“Ben senin yanından bir daha hiç ayrılmak istemiyorum , biliyor musun? “
“Niye?”
“Çünkü dünyanın en iyi insanı sensin. Senin yanındayken kimse bana zarar vermiyor ve kalbimde mutluluk güneş gibi parlıyor.”