ya nastyenka zillisi benim minik duygusal bebeğimin duygularıyla oynayıp kandırdı. ne kadar sevdiğinden bir an önce birlikte yaşamaya başlamaları gerektiğinden falan bahsettikten sonra bir yıl önce evden dışarı çıkmadığı için gördüğü tek erkek varlık olan eski kiracısına aşık olduğunu sandığı için arkasına bakmadan terk etti minnoşumu. hikayeye devam etmeden önce nastyenka’ya ne kadar kurulduğumu yazmak istedim. teşekkürlerrr. (eklemeyi unutmuşum. bir de diyor ki utanmadan “keşke sen o olsaydın”. doyumsuz şıllık. neyse devam ediyorum)