Mehmet Sabri Çırak

Mehmet Sabri Çırak
@mscirak
Rakamlarla zina etmeyecek, komşunun tavuğuna kışt demeyeceğiz.
Yüksek Lisans
İstanbul
293 okur puanı
Temmuz 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·95 syf.··
2020 38. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 24 Aralık 2020 16:29
Bugün iş arkadaşım, kendisine bağlı olan portföyündeki bir müşterisinin işlerini tamamlamak için firma sahibini aradı. Aradığı telefon müşterisine ait bir telefondu ama, telefonu başkası açmıştı. Durumu öğrendiğinde, iş şekline göre zaman zaman 700 kişiye istihdam sağlayan bu taşeron firma sahibinin vefat ettiğini öğrendi. Bu moral bozucu bilgi karşısında hevesle ve şevkle kendisine verilen hedefleri sonlandırmak için çabalayan insandan, gün sonuna doğru korkuyla ve kaygıyla yaşamaya başlayan bir insana dönüşmüştü. İlk incelememde, koşulsuz başımıza gelecek bu ve buna benzer insanın moralini bozan ve genellikle de kimsenin yüzleşmek istemediği, yüzleştirilmediği durumların, Schopenhauer tarafından ele alınışından bahsetmeye çalışmıştım. Bu kitapta ise insanın kıskançlık, merhamet, savurganlık, şehvet, para, makam, cesaret, istem, boyun eğme, karakter, korkaklık, fiziksel görünüş gibi davranışların, ahlaki iç güdülere nasıl üstün geldiğini, farkında olmadan insanı sürükleyen akıntının ne denli güçlü olduğunun tespitini nasıl yaptığını göreceksiniz. Mesela; “Tabiatımızın sınır tanımaz bencilliğinin üzerine her insanın yüreğinde az veya çok tıpkı bir yılanın dişi üzerinde toplanmış zehir gibi nefret, öfke, kıskançlık, kin ve kötülük toplanmıştır bütün bunlar, zehirlerini akıtmak ve sonra da tıpkı zincirlerinden boşanmış bir şeytan gibi esip gürlemek için sadece bir fırsat beklemektedir.” der. Bu normlar, Modern insan için bir yok oluş vesilesi olarak öğretildiği ve gözardı etmişliğin verdiği acemilikle önümüze bir engel gibi dikildiğinde, insanın afallayan, sudan çıkmış bir balık gibi çırpınan ve bir süre sonra suça meyilli birer insan haline nasıl dönüştüğünü görmüş olacağız. Schopenhauer’un anlatmak istediği gibi, bu duyguları diri tutmaktaki amaç, mutsuzluk ve
İnsan Doğası ÜzerineArthur Schopenhauer · Oda Yayınları · 20131,265 okunma
Reklam
9/10
·172 syf.··
2020 30. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Aralık 2020 13:46
Borsanın en tepe zirvesini görmüş bir hissenin durmak bilmeyen bir düşüş ivmesi kazandığına şahit oluruz. Bu önlenemez düşüşün bazı alametleri vardır. Hisse gün içerisinde -2, -3, hatta -4 kayıpları görür. Seans bittiğinde bir bakmışsınız ki + kapatarak sözde bir değer kazanmış. Ertesi gün tekrar + açar, akşam seans bitince siz + kapatmasından çarkın içine girmiş biri olarak mutlu olmuşken, bir bakmışsınız - kapatmış, vs. Bu rakamsal oynaklıklar, aslında önlenemez olan düşüşün alameti farikasıdır. Ancak bu oynak riskli rakamsal hareketlerin içerisinde dahi kendisine yatırım yapacak birilerini bulur. Önlenemez düşüşün başladığı bu sarmalda bile hareket kesilmez, borsa kendi çekim alanını oluşturur. Halbuki hisse önlenemez bir düşüş içerisindedir. Dünya bulunduğu zaman dilimi itibariyle tam da bu noktada. Ömrünü yitirmiş bir araba motorunun bir müddet idare etmesi ve bir süre daha hareket edebilmesi için rektifiye yapılır. Ancak belli bir süre sonra yağ kaçırmalar başlar, sürüş düzeni bozulur, duman kaçırır vs. Aracın ömrünün tükendiğinin alameti farikası ise yağ kaçıran bir motordur. Arthur Schopenhauer bu kitapta, modern dünyanın kurguladığı insan modelinin aklından çekip alınan, acı, hüzün, ıstırap keder, ölüm, ölüm ve ötesi, gibi kavramlarla ancak ve ancak var olunabileceği gerçeğini gözler önüne sermiştir. İnsanoğlunun bu zevki sefa, bu şatafat, bu lüks yaşamın hiç bitmeyecek gibi yaşaması da bu hakikatlerin ellerinden, beyinlerinden,ruhlarından çekip alındığının delilidir. İnsanın sınırsız istek ve hiç bitmeyecek zevki sefa içerisinde yaşamalarının alameti farikası ise, insan olma vasıflarının ellerinden çekilip alınmasıdır, unutturulmasıdır. Hangi inanca sahip olursanız olun, insanoğlunun değiştiremediği ve koşulsuz inandığı tek gerçek ölümdür. En
Dünyanın Istırabı ÜzerineArthur Schopenhauer · Kafka Yayınevi · 2018374 okunma