İlk evlilik teklifi anından başlayarak Himeneus’un fenerinin gelin odasına giden yolu aydinlattığı noktaya varıncaya kadar koca bir düğün seremonisinin tasvirini üzerinde rölyef olarak ta şıyan ve Floransa'daki bir galeride sergilenen güzel antik lahdi inceler ve sonra da onu, üzerinde haçıyla siyahlara bürünmüş bir Hıristiyan tabutuyla karşılaştırırsanız, benzer bir zıtlığa, görünür hale geldiği için daha da güçlenmiş bir zıtlığa tanık olursunuz. Burada zıtlık en üst derecede anlamlıdır. Her ikisi de ölüm karşısında teselli sunmayı arzular. Ancak bunu zıt yollarla yaparlar ve ikisi de doğrudur.
Yunanlıların ve Hinduların Etik Sistemleri Arasındaki Göz Kamaştırıcı Zıtlık
Varoluşumuzu bir veba misali saran eziyet- lerden en hafifi olmasa da biri, zamanın daimi baskısıdır. Bu zaman baskısı soluk almamıza izin vermez, gaddar bir öğretmen gibi elinde kamçıyla kovalar herkesi. Bir tek, can sıkıntısına teslim olmuş olanlara zulmetmez.
Başlangıçta insan konuşmayı bilmezdi. Sonradan fiziksel şiddetin yerine konuşmaya koydu. Günümüzde ise kendini ve çevresini fiziksel şiddete yönelten sözcükleri kullanmaya başladı…
İnsan Bu güneş sisteminin sınırsız ölüm denizinde yok olmaya mahkum olduğunu idrak edebilecek bir öngörü artık sahip değil ve insan yapısı BAŞARI TAPINAĞININ, bir gün kaçınılmaz olarak evrenin yıkıntıları altında kalacağını göremez halde. 
BERTRAND RUSSELL