ilk başlarda konusunu ve akışı takip etmekte zorlandığım, yaşanan zor süreçte okumaya ara vermem gereken ama okumak için de bir o kadar istek duyduğum; bir gecede yarısından fazlasını tek oturuşta okuyup bitirdiğim hüzün, acı, keder ve aile ile ilgili birçok duyguyu aynı anda hissetmemi sağlayan o büyülü kitap.
kimisi için abartı gelecektir ancak öyle ya da böyle, hayatında minicik bir detaydan bile şikayet eden herhangi bir kimse, bu kitabı eline alıp okumalı, kafasının içine de yazmalıdır.
fugui’nin tahmin etmeyeceği kadar uzun yaşadığı hayatında aile üyelerinin hepsini teker teker toprağa gömmesinden dolayı duyulan kalp acısının yanı sıra, ilk başta aylak ve serseri olarak okuduğumuz fugui’nin en sonunda kalan parasıyla ölmek üzere olan bir öküzü kendine yoldaş ederek geri kalan hayatını da biraz huzur, biraz keder düşüncesiyle yaşamaya çalışan; yaşlı haline rağmen hâlâ tarlaya gitmek için kendinde güç bulan bir adama dönüşmesinin verdiği sorgulayış halini yaşatıyor yaşamak.
fugui ve ailesinin çektiği zorlukları detaylı, o dönem yaşanan politik gelişmeleri yüzeysel ancak derin anlatan bir kitap ve bu insanda daha fazla bilgi sahibi olma isteği ve merak uyandırıyor.