Stefan Zweig diline aşina olduğumuz insan psikolojisini kişinin iç dünyasını, gizemli yönlerini, yasaklanmış duygularını açıklayıcı bir tasvirle okuruna sunan bir yazar. Kısa romanlarıyla (novella) ünlenen Zweig hikayelerinin en belirgin özelliği, genel kabul görmüş ve kalıp niteliği kazanmış toplum normlarını eleştirel bir bakışla ele almasıdır.
Mürebbiye kitabı da dört hikayeden oluşmaktadır. İlk hikaye, kitaba adını veren Mürebbiye hikayesi olup; iki çocuğa mürebbiyelik yapan bir kadının ev içindeki başka bir adamla yaşadığı yasak aşkı konu almaktadır. Mürebbiyenin hamile olduğunu önce çocuklar sonra da evin hanımın öğrenmesi ve mürebbiyenin kovulmasıyla sonuçlanan öykü, çocukların yaşadıkları ruhsal travmaların etrafında dönmektedir.
İkinci hikaye, bir otelde geçmekte olup, otele gelen bir aile ile onların on altı yaşlarındaki Goethe ve Baumbach şiirleri okuyan kızları ile kızı uzaktan takip ederek ona gizemli aşk mektupları yazan yaşlı bir adamın hikayesi.
Üçüncü hikaye, bir kadının genç kızlık yaşlarında aşkla takip ettiği bir tiyatro sanatçısı ile karşılaşmasını konu ediniyor; kadın tatil yapmak için Avusturya Tirol Alpleri’nde bir otele giderken, orada yaşlanmış ve hatta halkın alay ettiği bir hale düşmüş gençlik aşkı tiyatro sanatçısına denk gelir ve ona olan vefa borcunu bir şekilde öder.
Dördüncü hikaye, yine bir otelde kahramanın hiç tanımadığı ve ne aradığını bilmeyen genç bir kızla arasında geçen ateşli birlikteliği konu edinir.