"İnsan hayatının tamamını dört duvar arasında geçirebilir. Kendisini tutsak olarak hissetmediği müddetçe tutsak sayılmaz. Ama kainatın sonsuz büyüklüğünü, milyonlarca yıldızı, galaksiyi görüp, onlara asla erişemeyeceğini bilen biri için koskoca dünya hapishaneden farksızdır. İdrak ettikleri şey zamanın ve mekanın tutsağı hâline getirir."
'Nihai bir bilgi imkansızdır 'dedi.' Çünkü duyularımız bizi aldatır. Etrafımızı kuşatan şeylerle aramızdaki yegane bağ zekamızın ürünü olan düşüncelerimizdir'. ' Bunlar Demokritos'la Protagoras'ın söylediklerinin aynısı,' diye onayladığımı belirttim. 'Zaten onlar da sırf bu düşünceleri yüzünden tanrıtanımaz olarak lanetlendiler. Kitleler onları lanetlerken kendilerine yükseklerdeki cennetlerden bahsedip, masallar anlatan Platon'u baş tacı ettiler,' diye devam etti Ömer. Kitleler hep böyle davranmayı yeğlemiştir zaten. Belirsizlikten korkar, kendilerine anlatılan en saçma sapan şeylere dahi hakikat tutunacak bir dal sunmadığı için büyük kalpleriyle iman ederler.