Akrabalar ile aramızda kan bağı ve de az çok bir yaşanmışlık varken, neden sonradan tanıdığımız bir insana, örneğin bir arkadaşa oranla daha az sevgi veyahut sadakat hissi duyarız diye düşünürken, birden asıl meselenin "Hak Etmek" olması gerektiği kanaatine vardım.
Nedir bu hakediş, arkadaşlık dediğin karşılıklı bir emekler bütünü değil midir?
Tanıdıkça, vakit geçirdikçe sevip güvenmez miyiz?
Hatta o denli güveniriz de aile fertleriyle dahi paylaşamadığımız sırlarımızı anlatıverir, bundan da mutluluk duyup kendimizi güvende ve rahat hissederiz. Çünkü bilirsin konu her ne olursa olsun pür dikkattir, sorduğun sorulara anlamsız cevaplar değil de üzerine kafa yorarak yardımcı olmayı ister. Samimidir.
İşte size bütünüyle bir hakediş kronolojisi...
Yani demem o ki akraba dediğin biraz torpilli galiba, hayatın her anında herkes her şeyi hak etmeli değil midir?
Bu sebepten Elbette ki sevgi de hak edene verilmelidir.