"Tabanca köhne masanın üzerinde, ulaşabileceği uzaklıkta duruyordu. Artık acelesi yoktu, kimsenin gelmeyeceğinden emindi ve kendini ne zaman isterse o zaman öldürebilirdi. Düşüncelere daldı, kendine çok uzun zaman önce aynı noktada olduğunu hatırlattı; kendini öldürme arzusuyla aynı yere gelmişti. Daha önce bir kez daha, bir akşam, tam burada, beynini dağıtmak istemişti; bir tabanca alacak parası yoktu, sadece parke taşlı sokak vardı ama ölüm, aynen şimdi olduğu gibi onu bekliyordu. Demek ki hayatta sizi aldatmayan tek şey ölümdü; her zaman hazır, her zaman güvenilir olarak kendini gösteriyordu. Bel bağlayabildiği tek şey ölümdü, diğer her şey altında kalmış, mutlak kalan ölüm olmuştu."
"Halk tabakasının dediğinin bir önemi var mıydı, ayağının altında onları ezebilirken! Önemli olan üstün olmaktı. Hakim güç her şeyi mazur gösterebilirdi."