Mutlu

Mutlu
“Kentin duvarlarının içine ev yapmadan önce, hayallerinizle kırlara çardak yapın.”
1564 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
7/10
·352 syf.·
2024 7. kitabı
Atatürk'e suikasti düsünmek fikrini modern bir romana konu etmek de ilginç mesela... Türkiye’nin doğusunda askerlik hizmetini yapan ve bu görevi gerçekleştirirken zihnindeki hastalıklı düşünceler, geçmişten beri geceleri gördüğü saplantılı rüya ve tıpkı köşeye sıkışmış bir av gibi hissetmesinden dolayı kendisini intihara hazırlayan gencin hikâyesidir. Geçmişte Mustafa Kemal Atatürk’e suikast teşebbüsünden dolayı idam edilen Ziya Hurşit’in hayaletini görüp, onun ile yarı özellikle geceleri nöbet kulelerinde yarı gerçek yarı hayali konuşmaları ile başlar... Deliliğimin nedenini ilk kez birine anlatıyordum. Ne yazık ki o da ölü bir adamdı... Aynı zamanda romana damgasini vuran bir başka şey de soğuktu! Her şey sıfırın altında başlar. Kar maskeleri geçirildikçe başların etrafına, gerçek yüzler ortaya çıkar. İnsan, saklanınca kendisi olur. Kalın kumaşlara gömülünce çıplak kalır. Her şey sıfırın altında biter. Hayaller de, gerçekler kadar buz tozuna dönüşünce. İnsan, her şeyin ölçüsüdür. Peki, insanın ölçüsü nedir? Her şey mi? Diğer insanlar mı? Partiküllerin hareketleri mi? Evrenin kanunları mı? Işığın hızı mı? Kilogram mı, metre mi? İnsanın hacimsel ağırlığı mı? Hücre sayısı mı? Kromozom sayısı mı? Hayatı boyunca kaç kez ölmeyi düşündüğü mü? Kaç kez nefes alıp verdiği mi? Hiç biri... İnsanın ölçüsü Asil’dir. Algı eşiklerine hapsolmuş olan insan, Asil tarafından ölçüldüğünden habersiz yaşamakta ve ölmektedir. Varlığın ve yokluğun bilgisine sahip, ancak bunu yönetmekten aciz olan Asil, insanların akıl sağlığı birimlerine göre, delidir. Bu yüzden aşağılanmış ve etten örülmüş sarayların dışına sürülmüştür. Ortalama ağırlıktaki beyninde evrenin bilgisini taşıyan Asil, bir saniye içinde onlarca günü yaşayabilir, temsili bir askerlik gününde yıllarca asker kalabilir. Çünkü
Edebiyat
ZiyanHakan Günday · Doğan Kitap · 20196,3bin okunma
Reklam
9/10
·96 syf.·
2023 17. kitabı
"Her şey vaktini bekler." Kimim ben, Mevlana'nın dostu Şems'im ben! Şems; güneşin hem yanan hem yakan yazgısı. Şems sıra dışı bir insan, sıra dışı sözlerin sahibi. Şems karanlık. Şems güneş. Aşkı için başını seve seve veren adam. Yaşadığı şekilde gösterişsiz ve gizemli bir şekilde göçtü bu alemden. "Ey insan!  Kafdağı kadar yüksekte olsan da,  kefene sığacak kadar küçüksün.  Unutma, her şeyin bir hesabı var,  üzdüğün kadar üzülürsün."    Şems-i Tebrizi’nin adı, Mevlana Celaleddin-i Rumi ile duyulmuş gibi sanılsa da aslında o, "İslam Dininin Güneşi"dir. Rumi’nin olgunlaşmasını sağlar ve Divan-ı Şems-i Tebrizi olmak üzere pek çok eseri yazmasında ona ilham ve bilgi kaynağı olur.     Şems, Rumi’nin gölgede kalan kısmını aydınlatan cevherdir. Rumi’nin "merhamet okyanusuna" okyanus, "bilgi ummanına" umman katar. Rumi’yi tıkandığı yerden çıkarır, hakikatin göz kamaştırıcı aydınlığı ile kavuşturur." Hüzün taze tutar aşk yarasını... Ama hüzünden yana asla yakınmadık. Aşk susuzdur; susuzu arar; bunlar gece ile gündüz gibi birbirlerini kovalar dururlar! Gündüz geceye âşık­tır; hem de çaresiz bir âşık! Fakat geceye bakarsan, o da gündüze, daha da fazlasıyla âşıktır! Onlar; birbirlerini aramaktan bir an bile vazgeçmezler; birbirlerinin arka­ sından koşar dururlar; bir an bile durup dinlenmezler! O bunun ayağına yapışmıştır; bu onun kulağını tut­ muştur! Bu ona dalmıştır, o da bunun yüzünden aklını kaybetmiş, kendinden geçmiştir! Maşukun gönlünde ne varsa, hepsi de âşıktır; Azranın gönlünde hep Vamık vardır!” Yüreğime talipsen yalnızlığını bana adayacaksın Külli iradede yazılı olsa da, cüzi irade ile bazen, kendi kaderimizi kendimiz çağırırız. Biz bir yola çıkarız ve yola çıkma kararını kendimiz aldık sanırız. Oysa hayat, biz onu yaşarken çizilen yollardır. Hep önceden, hep
1000k
Kalbinde İyilik Biriktirenin Yolu Hep AçıktırŞems-i Tebrizî · Destek Yayınları · 20252,534 okunma
Puan vermedi·168 syf.·
2023 3. kitabı
Naif yüreğini hissedebilirsiniz kitaplarında. Hâni nefes aldığınız her saniye türlü türlü şeyler yaşıyoruz ya bu dünya denen âlemde. İşte o nefesi, zorluğu, güzelliği, derdi, kederi, heyecanı, hüznü en belirgin şekilde... Zaman pek çok şeyi değiştiriyor; sadece bedenimizi, suretimizi değil, duygularımızı, düşüncelerimizi, hissedişlerimizi de... İnsan değişerek, farklılaşarak ilerliyor zamanın içinde. Belki bir parça demleniyor da... 'Günlerin Gölgeleri' neredeyse bir çeyrek asır önce çıktı, içindeki yazılar daha da eski... Yıllardır yeni bir baskısı da yapılmadı. Yapılmadı çünkü bunu istemedim. Kitaptaki yazıların hem içeriğiyle hem dil ve üslubuyla durduğu yerden biraz daha farklı bir yerdeyim bugün. Yeniden dokunabileyim, hayatın sonraki yıllarda bana kattıklarıyla yeniden yoğurabileyim istedim yazıları. Olmadı bir türlü, uzadı gitti bu hikâye böylece... Nasip bugünlereymiş. Elinizdeki kitap, 1997 yılında yayınlanan 'Günlerin Gölgeleri'nden kısmen farklılıklar taşıyor. Bugünkü hâlimle ısınamadığım birkaç yazıyı tamamen çıkardım içinden, diğer yazıları da biraz onardım kendimce. Buna karşılık, yaptığım tadilatın kitabın genel havasını değiştirmesini de istemedim ve bundan mümkün olduğunca kaçındım. Bugün yazsam mutlaka birçok şeyi farklı ifade ederdim. Ancak geçmişte yazdıklarımın da en az bugün yazdıklarım kadar benim olduğunu biliyorum. Tıpkı geçmişte yaşadıklarım gibi... Şimdi kalemi daha içe dönük daha üstü kapalı bazı duyguların. Zamanla değişmeyen ne kadar az şey kaldı hayatımızda. Gönlümün takviminde duraksayan bir milat yazılı kaldı... Yalnız yaşı olmayan ve dünyalarını kendi içlerinde taşıyan insanlara dayanabildiğimi fark ediyorum. “Sevdanın yanında hayat nedir ki...” Keyifli okumalar...
1K
Günlerin GölgeleriGökhan Özcan · Vadi Yayınları · 2020225 okunma
Puan vermedi·63 syf.·
2022 35. kitabı
İbrahım Tenekeci'nin şiirlerini, üzerinde düşünmeden okursanız bir şey anlayamazsınız. Bakın ne diyorum, dünya Sekerek yürüyor, gözümden düştü ya. Acıyla gülümser İbrahim Tenekecinin şiirleri ve şiirden uzaklaşmış bir çok insanı şiire döndürebilecek bir kaleme sahip üstat... Ey benim otuz yil sonraki halim Ölmediysen eğer, yaşıyorsan Sözümü kesme de yanina geleyim, Derdin nedir, torun ve torba Sende sakli ziyan olan ne varsa Bileyim. Söz nedir, dilsiz olana… Bir çiçek düşünün, yerini beğenmeyen Çiçek işte, herkese nazı geçen Solar çiçek, yerini beğenmezse Yani sen, yani ben. Herkes bir parçamı alıyor hatıra diye. Yük olmayayım dünyaya diye Yalnizca adini yazabilen Biri olmak isterdim. - Ibrahim!… Kısmışım sesimi lambayı kısar gibi İçine kapanık bir taşım şimdi...
1000Kitap
Giderken Söylenmiştirİbrahim Tenekeci · Profil Yayıncılık · 20212,240 okunma
8/10
·160 syf.·
2022 29. kitabı
Kinsun çok açıklayıcı ve bir o kadar da güzel bir kitap yazmış. Kitaptan ziyade hayatı özetlemiş. Mutlaka her insanın okumasını isterim... O kadar etkileyici ki durup düşünmemek elde değil. Doğru diye bildiklerimiz yanlış, İçimize kapanmak.. Yol senin içindeyi okuduktan sonra arada kişisel gelişim kitabı okumaya karar verdim. Belki hayatımızda bir şeyleri yoluna koymamıza ya da hayatımızdan çıkarmamıza yardım edebilirler... “Öyle değil midir ki duymak istemeyenden daha sağırı, görmek istemeyenden daha körü yoktur bu hayatta.” Asıl sadakat zihinde başlar, bedende değil. Bu dünyada u/mutsuz bir yaşam sürmek için yaratılmadın. Hayatta en büyük saflık, seni seven kişi için vazgeçilmez olduğunu sanmaktır. Halbuki hiç kimse vazgeçilmez değil… Kim aşk için evlenirse, acılarla yaşamak zorundadır. Özdemir Asaf demiş ya: "Herkes fazlasıyla sevmiş, ben eksikleriyle de sevdim." Bazen eksikleriyle de sevebilmektir aşk. Aşk nedir biliyor musunuz aslında? "Sizin ondaki yansımanızdır. Sizsiniz!" Aşk: Bazen onun tuz yumağına dönmüş ilk yaptığı yemeği, sırf o kırılmasın diye istahla yemektir. "Aşık olmak" ile "sevmek" arasindaki farkı sormuşlar.
1000Kitap
Yol Senin İçindeKinsun · Destek Yayınları · 20213,143 okunma
Reklam