Murat TÜRKSEVER

“Her adımın, geçmişe dair izi var. Her iz aslında geçmemiş yaraların silüeti. Her yarada, kapanması için çabalanmış ama bir türlü yarayı kapatamamış yara bantlarının izi var. Çok çabalamışın ama yarayı kapatacak bandı bir türlü tutturamamış, defalarca denemiş defalarca yanlış yere dokunmuş sonunda yapamamışın. İnsanların yürüdükleri yollar, geçtikleri geçitler, yüzdükleri sular bu farklılıklara verdikleri tepkiler, bu farklıların iç dünyalarında ne gibi anılar bıraktığını bilmemek ama yargılamak. İnsan, insanın yargıcıdır! Sizin özlemlerinizin, tramvalarınızın, gözyaşlarınızın o yargıç için bir hükmü yoktur ve cezalandırılacaksınızdır. Oysa siz adil yargılanmak istediniz, yollarda ayağınıza batan dikenlerin dahi konuya dahil olmasını istediniz ama olmadı, yargıç tokmağını vurdu. Karar suçlusunuz! İnsanların yargıcınız olmasına izin vermeyin, o tokmağı istediği gibi kullanamayacağını bilmesini sağlayın. Sizin yaşantınız,sizin yollarınız ve yolunuzu açmayanların yolunuza çıkmaması gerektiğini bilmesini sağlayın.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
13 Dakikalık bAŞKa götüren bir şarkı bu… music.youtube.com/watch?v=Aj1U3WN...
Bu bilgiyi ne yapacaksanız artık. Ama Ay güzeldir, Ay terapisi başkadır. "Ay, bu gece çok güzel" (Tsuki ga Kirei desu ne) Japon popüler kültüründe (anime ve edebiyat) hala "Seni seviyorum" demenin en edebi ve utangaç yolu: "Ay, bu gece çok güzel" cümlesidir. Meiji dönemi (1868-1912) yazarlarından ünlü Natsume Söseki, bir Ingilizce öğretmenliği yaptığı sırada öğrencisinin "I love you" cümlesini "Seni seviyorum" (Ware nan o aisu) diye çevirdiğini görür. Söseki, Japon ruhunun bu kadar doğrudan bir ifadeyi kaba ve utanç verici bulacağını söyler ve şöyle der: "Bir Japon bunu demez. Onun yerine 'Ay bu gece çok güzel' (Tsuki ga kirei desu ne) demen yeterlidir; karşı taraf ne demek istediğini anlayacaktır."
Kişisel gelişim kitapları safsatasına dair; Beyninizin yüzde yüzünü kullanıyorsunuz. Her istediğinizi başaramayacaksınız. İçinizdeki devi uyandırmak için içinizde bir dev olmalı olmayan şey uyandırılamaz. Sadece oturduğunuz yerden evrene mesaj gönderebilir cevap alamayınca tribe girebilir, hayatınızı daha karamsar yapabilirsiniz. Hiç bir zaman Elon Musk olmayacak, Bill Gates’e yaklaşamayacaksınız en azından bir kaç 50 sene. Size sunulan her şeyi yaparsın, sen istersen önünde kimse duramaz, yapan senden akıllı değil (sadece akılla olsa bir nebze tamam ama imkanları söylemiyor) Evrene mesaj gönder, zengin ol gibi ütopik cümleleri yazanlar sizin yüzünüzden zenginler bunu kabul edin. Risk almadığınız hiç bir şeyin karşılığınızı alamayacaksınız bunu unutmayın. Kişisel gelişim kitapları okuyup okuyup olmadığınız karakterlere bürünmeyin doğanın acı gerçeği yüzününe çarpınca oturup ağlarsınız. Hayatınızı şekillendiren doğduğunuz yer, gittiğiniz okul, kahve içtiğiniz arkadaşınız, çalıştığınız işyeri, aldığınız maaştır. Kişilsel gelişim kitapları okuyararak öğrendiğiniz kalıp cümleleri en fazla güzel bir dolandırıcılık yöntemi olan network marketing gibi zincirlerde ağrı bantı satarak, zayıflama çayı içirerek, süper para var deyip arkadaşınızı müşteri yaparken kullanabilirsiniz.
Son bir buçuk ayda sadece bir kitap okuyarak yıl sonu 200 hedefine bir adım daha yaklaşmışım.🤦🏼‍♂️