“Her adımın, geçmişe dair izi var. Her iz aslında geçmemiş yaraların silüeti. Her yarada, kapanması için çabalanmış ama bir türlü yarayı kapatamamış yara bantlarının izi var.
Çok çabalamışın ama yarayı kapatacak bandı bir türlü tutturamamış, defalarca denemiş defalarca yanlış yere dokunmuş sonunda yapamamışın.
İnsanların yürüdükleri yollar, geçtikleri geçitler, yüzdükleri sular bu farklılıklara verdikleri tepkiler, bu farklıların iç dünyalarında ne gibi anılar bıraktığını bilmemek ama yargılamak.
İnsan, insanın yargıcıdır!
Sizin özlemlerinizin, tramvalarınızın, gözyaşlarınızın o yargıç için bir hükmü yoktur ve cezalandırılacaksınızdır.
Oysa siz adil yargılanmak istediniz, yollarda ayağınıza batan dikenlerin dahi konuya dahil olmasını istediniz ama olmadı, yargıç tokmağını vurdu.
Karar suçlusunuz!
İnsanların yargıcınız olmasına izin vermeyin, o tokmağı istediği gibi kullanamayacağını bilmesini sağlayın.
Sizin yaşantınız,sizin yollarınız ve yolunuzu açmayanların yolunuza çıkmaması gerektiğini bilmesini sağlayın.”