“Bazen bir el sallayışta kavuşur kalpler, bazen bir kitap sayfasında, bazen ise bir film karesinde.
Siz aşık olmazsınız aslında, aşk sizi bulur. Sizde hayat bulmak ister, sizde kendini göstermek, varoluşunu sizinle her zerreye haykırmak ister.
Aşk kalbinizde ne kadar çok ses çıkarırsa haliniz bir o kadar aşk olur.
Ne kadar çok yer kaplarsa sizde, siz o kadar hafif olur yükseklerde uçarsınız.
Aşk bir yük değil sizi uçuran kanatlar gibidir, sizi uçurur ama size asla ineceğiniz yeri, varacağınız konumu söylemez.
Ve zaten aşk sizin içinizde kaldığı müddetçe sizde gidişatınızı çok sorgulamazsınız, ne gideceğiniz nede konacağınız yerin sizde bir karşılığı yoktur aslında.
Nereye giderseniz gidin, aşksız gidiyorsanız, yolda dikenler azdır; yol rahattır, adımlar kolay atılır.
Günün sonunda vardığınızı sanırsınız belki, ama aslında hiçbir yere varmamışsınızdır.
Peki, âşık için dikenin önemi var mı sahi?”