İnanmak, inanmamak, bunlar çoktan kapanmış bir dönemin kavramları: artık hiç kimse hiçbir şeye inanmıyor. Olaylara işine geldiği açıdan bakıyor ama aynı zamanda, mantık açısından baktığını sanıyor, böyle olunca da en uzlaşmaz tutumları kaynaştırmakta bir sakınca görmüyor.