Değerli Metin Özdamarlar’ın kitap kulübünde yazdığım şekliyle ifade etmek istedim çünkü bu satırlar ağlayarak yazıldı.
Hepimizin yarası var şüphesiz ama hepsine birden böyle naif dokunmak…
İnce ince işlemek. Bu güzelliğin adı olmalı. Mutlak bir kelime bulmalıyız buna. Zira bildiğim hiçbir kelime tam oturmuyor emanet duruyor.
Mustafa, ismi çok anlamlı. Biliyorum ki Hz. Muhammed Mustafa ve kurucumuz Mustafa Kemal. Biri canımız, en kıymetlimiz uğruna tüm evrenin kurulduğu gül kokulumuz; diğeri en umutsuz anımızda en zorlu zamanda “Ya istiklal ya ölüm.” diyenimiz.
Ve bizim minik Mustafa’mız mavi defterinde yazdığı tüm o isimleri yüreğinde toplamış. Kitabı Metin Hoca’nın yazdığını bilmesem de aynı Metin Hoca gibi derdim. 7-8 sene evvel kendisine bir soru sormuştum daha muhabbete nail olmadan adres isteyip kitap hediye edip ondan sonra sorularıma cevap vermişti. Size değen dokunan her yüreğe bir hediye… Aman Allah’ım bu devirde! Kitapta herkes kendi acısını bulacak biliyorum. Kimisi hiç Mustafa gibi sevilmediği için kimisi de Mustafa gibi sevildiği ve sevdiklerini kaybettiği için… Hangi acı daha büyük ahir ömrümde tartamadım ama gerek de yok zannımca. Mustafa biziz ve biz öğretmenler binlerce Mustafa’ya dokunacak olanlarız. Kalemi
ne desem az biliyorum ama kaleminize, yüreğinize sağlık hocam. Yaratılış amacını bulan ve en layıkıyla yerine getiren size çok teşekkür ederiz.