Öyledir, bilir misiniz ; genç yazarlar güzel veya enterasan bir 'başlık'' veya 'isim' buldular mı eserleri tamamladım duygusuna kapılırlar. Edebiyat tarihi, başlık güzel konmuş ama muhtevası gerektiği gibi ikame edilmemiş milyonlarca 'düşük' metinle doludur.(Tam bu noktada, bir anne adayının bebeğini düşürmesi ile bir yazar adayının metnini düşürmesi arasında dahice bir benzetme yapabilmeyi çok isterdim.)
Tabiî ki bir eser, başlığı bulunduğunda değil, son cümle yazılıp nokta konulduğunda biter.