Beden ne kadar rutin hastalık geçirmişse, bağışıklık sistemi o kadar güçlenmiş olacağı gibi, ruhi ve kalbi hastalıklar da, kalp ve ruhun kuvvetlerini arttırır ve daha büyük musibetlere karşı kişiye bağışıklık kazandırır.
Kalp grafiğindeki iniş ve çıkışların çokluğu kişinin hayatta olduğunu gösterdiği gibi musibetler nimetleri, sevinçler hüzünleri takip ediyorsa, bu, canlılık alâmetidir. Aksi halde insan manevi bir felç geçiriyordur
Başımızdaki musibete benlik penceresinden baktığımızda onun adı gam, tasa ve kederdir. Ancak bir başka insanın gözünden kendi musibetimize baktığımızda onun adı nasihat ve ibrettir. Melekler gözüyle baktığımızda yaşadıklarımız bir zikir, Rabbimiz açısından düşündüğümüzdeyse bu ancak bir tecellidir.
Merkezden uzaklaşıldıkça başımıza gelenler bir felaket olmaktan çıkıp, bir hizmet ve bir ödül olmaya doğru yol almaktadır.
İnsan geçip gitmiş günlerdeki olumsuzlukları akılda, hatırda,hafızada sıcak tutarak, var olan sabrı geçmişe de yöneltir ve bugüne lazım olan sabır gücünden olur; bu yüzden şimdi yaşadığı musibet ona olduğundan daha büyük, mevcut dayanma gücüyse gerçekte olduğundan daha az görünür.