“Acının anlamsızlığı daha ziyade biyolojik bir sürece indirgenmiş olan hayatımızın bizzat anlamdan arınmış olduğuna işaret eder. Acının anlamlılığı hayatı bir anlam ufkuna oturtan bir anlatı gerektirir. Anlamdan arınmış, artık anlatmayan, çıplak bir hayatta mümkündür sadece anlamsız acı”
“ Hangi acının sancısı içimizde kaldı ki, hangi mutluluk peşimizden gelmeye devam etti? Ne yaşandıysa o anda yaşandı ve bitti. Geçmiş olanı düşünmek andan hırsızlık etmek değil mi?”