müberra akçaman

müberra akçaman
@muberra89
Ali Efendimiz şunu anlatır: "Allah'ın kitabındaki en faziletli ayeti size haber vereyim mi? O ayeti Resulullah (sav) bana söyledi ve buyurdu ki: 'Başınıza gelen musibetler kendi ellerinizin kazandığı günahlar yüzündendir. Allah ise günahların çoğunu bağışlıyor (Şura, 30)' ayetidir. Resulullah Efendimiz bana, ‘Ya Ali! O ayeti kerimeyi sana tefsir edeyim’ dedi ve şunları söyledi: Size dünyada hastalık, ceza ve bela olarak isabet eden musibetler kendi ellerinizin kazandıkları günahlar yüzündendir. Allah dünyada cezasını verdiği günaha âhirette ikinci bir defa ceza vermez. O çok kerimdir. Dünyada affettiği bir günaha âhirette ceza vermez. O çok halimdir"
Sayfa 283
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
“Bulut ağlamadıkça yeşillik güler mi, bebek ağlamadıkça süt pınarları coşar mı? Ağlayınız ki Allah'ın rahmet pınarları coşsun. Nebi neden 'Çok ağlayın' dedi anlayınız artık” (Mesnevi, Cilt 5)
Sayfa 278
“... Hâtim el-Esâmm'ın bahsettiği dört ölüm türü... Yolcunun seyri sulükünü tamamlaması için bu dört ölümü nefsine tattırması gerekmektedir. Birincisi mevt-i ahmer yani kızıl ölümdür. Kızıl ölüm, insanın nefsine muhalefet etmesi ve onunla mücadele etmesidir. İkincisi, mevt-i esved yani siyah ölümdür. Siyah ölüm, her türlü belaya sabretmektir. Üçüncüsü, mevt-i ahdar yani yeşil ölümdür. Yeşil ölüm var olana kanaat etmek ve şikayetten kaçınmaktır. Dördüncüsüyse, mevt-i ebyaz yani beyaz ölümdür. Buna göre salik az yemeli ve sürekli riyâzette olmalıdır.”
Sayfa 250
“Çölde sıcak altında günlerce susuz kalmış iki insandan biri, biraz ilerden yürüdüğü için uzakta bir çeşme görmüşse ve diğeri arkadan geldiği için bu çeşmeyi henüz göremiyorsa, aynı seviyede susuz oldukları halde her ikisinin de susuzluktan çektikleri acı aynı olamaz. Zira, çeşmeyi görmüş olan kişi, susuzluğunun birazdan biteceğini anlamış ve yaşadığı acı, henüz o suyu yudumlamamış olmasına karşın, acının geçiciliği bilgisinden dolayı azalmıştır. Dünyanın faniliği ve musibetlerin geçiciliğinin idrakinde olan insanlar da o çeşmeyi (cenneti) uzaktan görmüş sayılırlar. Diğer insanlarla aynı sıkıntıları çekmelerine rağmen yaşadıkları acı daha hafif hatta bazen eğlencelidir.”
Sayfa 239