Sana dair bildiğim ne varsa unutmaya çalışırken bile özlüyorum,
adını zihnimden silmeye kalktığım her gece
harflerin biraz daha derine işliyor içime,
sanki insan, kurtulmak istediği şeyin
en sadık mahkûmu olurmuş gibi.
Gözlerini unutayım diyorum,
karanlık senden yana dönüyor.
Sesini unutayım diyorum,
suskunluk senin tonunda konuşuyor.
Ellerini unutayım diyorum,
dokunduğum her şey eksik kalıyor
ve anlıyorum,
bazı insanlar gittikten sonra yok olmaz,
yalnızca dünyanın geri kalanını anlamsızlaştırır.
Hatıralarını birer birer topladım,
içimde sana ait ne varsa kapının önüne bıraktım,
yine de sabah olduğunda
kalbimin en kuytu yerinde seni buldum.
Demek ki unutmak, birini hayatından çıkarmak değilmiş,
onsuz yaşamaya her gün yeniden yenilmekmiş.
Seni hatırlamamak için kendime başka yollar çizdim,
başka yüzlere baktım, başka seslere karıştım,