Büyük bir heves, olağanüstü beklentilerle kurduğumu evlilik ve ardından evliliğin meyvesi olan çocuklar..Kendimce inancımın gereği olan ev ortamı, eğitim filan derken çocukların yaşları geldiğinde okul süreci, her şey buraya kadar sanki sorunsuzdu! Taa ki çocuklar ev dışı (zorunlu eğitim ve sokak kültürü) hayatla tanışınca, aslında model olanın kendim olmadığını anlamaya başlamıştım. Öyle ki hakim kültür neyse oraya doğru evrilmeye başlamışlardı, ilk dönemler her ne kadar bu durumu kontrol edebilecek etkiye sahipsemde bir süre sonra belli şeyler dışında aslında çocukları şekillendiren, hayata bakış, ne olmak istedikleri veyâ varlık tanımlamasında çokta etkili olmadığı anlamış bulunuyorum.. Oğullarım ile aramda tanımsız bir örtü var sanki, her örtüyü kaldırma çabam sonuçsuz kalıyor ve gelinen nokta oğullarım cahili düzenin bir ferdi olmaktan öte bir kimlik edinemediler! Adli süreçleri, mahkemeler ve ardından gelen cezaevi süreci beni kendimle çelişen-çatışan bir adam hüvviyetine itti. Her zaman dile getirdiğim şeyi yineliyorum; islami toplum kurulmadan nesillerimizin emniyeti sözkonusu değildir, bizler cahili düzenden bir insanı kazanmaya çalışırken, elimizin altındakileri cahili düzen dönüştürmeyi malesef.. diyeceklerim bu kadar (Rabbimden niyazım hâllerimizi düzeltmesi, bizlere şuur ve bilinç vermesi, nefsimizi ve nezlimizi hâyr ile ıslâh etmesidir)