mücella

mücella
@mucella1
denizin kenarında sessizliklerim
Okudunuz mu☆
Adını dağlarıma yazdım, dağlarıma gel Tüm sesleri arkanda bırakıp Dön bana sıcaklığınla Hasretine tutukluk yapmışım Tüm cinayetler beni arıyor Tüm kent ağlıyor Tüm savaşlar durdu artık Tüm şarkılar adına çalıyor
Alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
okuyun okutturun demeyi unutmuşum
Alıntı

mücella

@mucella1
·
Aşkın Ve Ölümün Kıyılarından
1000kitap’a yeni üye olduğumda karşıma çıkan ilk kitap olmuştu, zihnimde bir yerlerde daha önce gördüğüm bir şeyleri anımsatmıştı. Renklerin uyumu, çizgilerin sadeliği… İlk anda tam olarak ne olduğunu çıkaramasamda da bir sıcaklık hissetmiştim. Kapak beni daha derinlere, belki de o kitabın sayfalarına çekmeye başladı. Kitabın ismi tam da o an dikkatimi çekti; belki bir yolculuk, belki de bir keşif vaat ediyordu. Sade bir dille aşktan bahsederken, sayfaların yavaş yavaş tükenmesiyle birlikte aşkın yerini yalnızlık ve ölüm almaya başlamıştı. İlk sayfalarda insanın içini ısıtan o romantik cümleler, yerini derin bir boşluğa ve hüzne bırakıyordu. Sanki aşk, bir süreliğine yaşanmış ama nihayetinde kaçınılmaz olan yalnızlıkla son bulmuştu. Her mısra, hayatın geçiciliğini biraz daha hissettiriyordu. Kelimeler, ilk başta bir umut gibi gelirken, sonlara doğru bir vedanın ağırlığını taşıyordu. Aşkın büyüsü yerini bir melankoliye bırakıyordu, tıpkı hayatta olduğu gibi. O yüzden bu kitabı, okunması gereken şiirler arasında görmek şaşırtıcı değildi. Çünkü her bir dize, aşkın sadece bir başlangıç olduğunu, ama kaçınılmaz olarak insanın yalnızlığına ve ölümle yüzleşmesine doğru aktığını anlatıyordu. Okunması gereken kitap fikrimce Aşkın ve Ölümün Kıyılarından
Edebiyat
Aşkın Ve Ölümün Kıyılarından
10/10
·173 syf.··
Beğendi
·
2024 1. kitabı
1000kitap’a yeni üye olduğumda karşıma çıkan ilk kitap olmuştu, zihnimde bir yerlerde daha önce gördüğüm bir şeyleri anımsatmıştı. Renklerin uyumu, çizgilerin sadeliği… İlk anda tam olarak ne olduğunu çıkaramasamda da bir sıcaklık hissetmiştim. Kapak beni daha derinlere, belki de o kitabın sayfalarına çekmeye başladı. Kitabın ismi tam da o an dikkatimi çekti; belki bir yolculuk, belki de bir keşif vaat ediyordu. Sade bir dille aşktan bahsederken, sayfaların yavaş yavaş tükenmesiyle birlikte aşkın yerini yalnızlık ve ölüm almaya başlamıştı. İlk sayfalarda insanın içini ısıtan o romantik cümleler, yerini derin bir boşluğa ve hüzne bırakıyordu. Sanki aşk, bir süreliğine yaşanmış ama nihayetinde kaçınılmaz olan yalnızlıkla son bulmuştu. Her mısra, hayatın geçiciliğini biraz daha hissettiriyordu. Kelimeler, ilk başta bir umut gibi gelirken, sonlara doğru bir vedanın ağırlığını taşıyordu. Aşkın büyüsü yerini bir melankoliye bırakıyordu, tıpkı hayatta olduğu gibi. O yüzden bu kitabı, okunması gereken şiirler arasında görmek şaşırtıcı değildi. Çünkü her bir dize, aşkın sadece bir başlangıç olduğunu, ama kaçınılmaz olarak insanın yalnızlığına ve ölümle yüzleşmesine doğru aktığını anlatıyordu. Okunması gereken kitap fikrimce Aşkın ve Ölümün Kıyılarından
Edebiyat
Aşkın ve Ölümün KıyılarındanHasan Bardakçı · Flora Kitap · 20243 okunma
Ben ne yağmur gördüm, değildi gözlerin Ben ne fırtına gördüm, değildi saçların Bir yar gördüm içimde dağlar aşkı Bir yar gitti, içimde dağlar dağı Üstüme gelmeyin, içimde mahşer bağı Bir yar gitti, kaldı içimde nefret ağı Dilimde toz, dilimde kalmadı ağıt Yandı şehir, kapında çakılı ahım
Alıntı