Milletlerin birbirlerine karşı itildiklerini; susarak, cahilce, delice, uysal ve masum birbirlerini öldürdüklerini görüyorum. Dünyanın en zeki kafalarının, silâhları ve sözleri, bu işleri daha ustaca yapmak, daha devamlı kılabilmek için icat etmiş olduklarını görüyorum.
Ben gencim, yirmi yaşındayım; ama hayat namına ümitsizlikten, ölümden, korkudan, bomboş bir sathîliği ıstırap uçurumlarına zincirlemekten başka bir şey bildiğim yok.
Ne diye bize boyuna söylemezler, sizin de bizler gibi biçare yaratıklar olduğunuzu, sizin annelerinizin de bizimkiler kadar endişe ettiğini, hepimizin ölüm karşısında hep aynı acıları yaşadığımızı ne diye söylemezler?