Kırk küsur yıldır seni tanır gibiyim. Sanki adını bilmeden önce de tanıyormuşum seni. Çocukluğumun en kuytu köşelerine, henüz ne olduğunu anlayamadığım bir özlem gibi bırakmışlar seni. Yıllarca neyin eksik olduğunu bilmeden yaşamışım da, şimdi dönüp baktığımda o boşluklarım hep sana aitmiş gibi. Her yanım seninle dolu. Göğsümün tam olarak neresinde kök saldığını bilmiyorum ama dalların ruhumun en uzak köşelerine kadar uzanmış gibi. Görmediğim bir yerden sürekli kulağıma fısıldıyor sesin, Bazen bir şarkının kısacık cümlesinde buluyorum seni, Bazen bir şiirin ikinci mısrasında, Sevdiği kadına yazdığı bir mektup sonunda, Yada sevdiğine bıraktığı bir kısa hatırada, bazen gecenin sessizliğinde, Yada günün en yoğun anında, bazen de hiçbir sebep yokken kalbimin içinde, Ama hep bir yerlerde buluyorum seni. İnsan bir insanı ne kadar sevebilir diye bir yazıya denk geldim, Bir sürü cevaplar gördüm, Kimi dünyalar kadar sevdiğini söylemiş, Kimi canından çok sevdiğini, Kimi herşeyden vazgeçeceğini söylemiş, Kimi sevdiği için kendinden geçeceğini! cevabını tam olarak bulamadım. Ama tek bildiğim şu ki seni severken ölçülerin anlamı yok. Çok kelimesi de çok değil. Dünyalar kadar kelimesi de dünyalar kadar değil. Dün sevginin insanı gerçekten iyileştirdiğini anladım. Tam olarak kaç saat uyuduğumu bilmiyorum. Seni uyuttuktan sonra biraz yıldızları seyredeyim dedim. Gökyüzüyle de paylaştım mutluluğumu,
Bilmem kaç milyon arasından seni bulmam mucize mi?
Reklam
​"Bazen hayatın karmaşasında kayboluruz çünkü bir sonraki ana ulaşmak için acele ederiz. Oysa mucize, suyun üzerinde yürümek değil, şu an yeryüzünde farkındalıkla yürüyebilmektir." — Thich Nhat Hanh
Yerçekiminin Ahlâkı Elma düşer. Kimse alkışlamaz bunu. Çünkü alışılmıştır düşmek. Oysa bir yaprağın son anda havayla anlaşması, bir tohumun karanlıkta ışığa dair bilgi saklaması, bir çocuğun henüz görmediği denizlere inanması daha az mucize değildir. Taş, yeryüzüne sadıktır. Duman, gökyüzüne. İnsan ise ikisinin arasında kararsız bir cümledir. Bir yanı topraktır: ekmek ister, uyumak ister, ısınmak ister.
1000Kitap
Bize hiçbir şey öğretmediler. Yaşamın İlâhi bir mucize olduğunu, yaşamın her ânında İlâhi menşeli ayrı bir mucizenin vukû bulduğunu, şu ağzımızdan çıkan konuşmanın, şu kulağa gelen sesin, şu bakan gözün, şu idrâk eden aklın, bütün bunların, trilyonlarca mucizevi zuhurattan sadece birkaçı olduğunu, yüce bir gaye içerdiğini, yaşamın, insan olmanın sonsuz bir baht olduğunu... Ayşe Şasa 🌷✨
Muharremin 10. gününde tarihte önemli olaylar yaşanmıştır ◾ Cenâb-ı Hakk, 10 peygamberine şu 10 önemli ikramı ihsan etmiştir: 1. Allah, Hz. Musa'ya (as) Aşura gününde bir mucize ihsan etmiş, denizi yararak Firavun ile ordusunu sulara gömmüştür 2. Hz. Nuh (as) gemisini Cûdi Dağı'nın üzerine Aşura gününde demirlemiştir. 3. Hz. Yunus (as) balığın karnından Aşura günü kurtulmuştur. 4. Hz. Âdem'in (as) tevbesi Aşura günü kabul edilmiştir. 5. Hz. Yusuf (as) kardeşlerinin atmış olduğu kuyudan Aşura günü çıkarılmıştır. 6. Hz. İsa (as) o gün dünyaya gelmiş ve o gün semaya yükseltilmiştir. 7. Hz. Davud'un (as) tevbesi o gün kabul edilmiştir. 8. Hz. İbrahim'in (as) oğlu Hz. İsmail (as) o gün doğmuştur. 9. Hz. Yakub'un (as), oğlu Hz. Yusuf'un (as) hasretinden dolayı kapanan gözleri, o gün görmeye başlamıştır. 10. Hz. Eyyûb (as) hastalığından o gün şifaya kavuşmuştur.💥💥
Din İslam
Reklam
Reklam