Mehmet Feti Ceylan, Bugün toplulumuzda aile kavramı ve yeni nesillerin korunması mücadelesi içerisinde kendisini konumladıra bileceğimiz bir isim. Memdoğlunun Çocuk Edebiyatında İnanç Temsili bağlamında
Allah’ı Arayan Çocuk adlı eseri, çocuk edebiyatında inancın nasıl temsil edileceğine dair incelikli ve dikkatli bir yaklaşım sergiliyor. Kitap, Allah, din, namaz, dua, cennet ve cehennem gibi özellikli zor soruları çocukların gözünden ve anlayabilecekleri pedagojik formatta cevaplama çabası içerisinde ve 7-12 yaş aralığındaki çocuklarımız akıllarındaki bu zor soruları bazen kendi çabaları ile cevaplamaya çalışıyor ama başaramıyorlar işte bu tekbaşına cevabı bulunamayan soruları hazır cevaplar ve öğütlerle açıklamak yerine, cevapları bir çocuğun doğal merakı ve samimi soruları üzerinden görünür kılıyor.
Metinde Allah, Cennet ve Cehennem fikri, korku ya da zorunluluk alanında değil; sevgi, şaşkınlık ve arayış bağlamında ele alınıyor. Bu tercih, çocuk okurun zihinsel ve duygusal dünyasına saygılı bir anlatım kuruyor. İnanç, buyurucu bir sesle değil, birlikte düşünmeye çağıran bir yol arkadaşlığıyla temsil ediliyor. Böylece kitap, pedagojik sınırları aşmadan metafizik bir derinlik sunmayı başarıyor.
Allah’ı Arayan Çocuk, çocuk edebiyatında maneviyatın didaktizme düşmeden nasıl işlenebileceğine dair nitelikli bir örnek. İnanç temasını yumuşak, açık uçlu ve kapsayıcı bir dille ele alması, eseri yalnızca çocuklar için değil, yetişkin okurlar için de anlamlı bir okuma hâline getiriyor.Allah'ı Arayan Çocuk
... " Merhabanın bir sesi, bir nefesi, bir dokunuşu vardır. Gri bir küreye benzeyen zihnimizi gökkuşağının yedi rengine boyar merhabanın yedi harfi. Okunmaya doyulmayan bir roman oluverir ansızın. Bir efsun mudur merhaba tüm ruhumuzu ele geçiren ? Belki de ..." ...
Merve Nur Maden’in Onulmaz adlı eseri, insanın iç dünyasında kapanmayan yaralara, bastırılmış acılara ve sessizce taşınan travmalara odaklanan yoğun bir anlatı sunuyor. Kitap, adından da anlaşılacağı üzere, iyileşmesi mümkün olmayan kırılmaları edebiyatın diliyle görünür kılmayı amaçlıyor.
Maden, anlatımında süsten ve abartıdan kaçınarak doğrudan, yalın ama sarsıcı bir üslup kuruyor. Metin boyunca karakterlerin iç sesi, dış dünyadan çok daha belirleyici hâle geliyor. Bu tercih, okuru metne yaklaştırırken aynı zamanda rahatsız edici bir iç yüzleşmeye davet ediyor. Onulmaz, acının estetikle örtülmediği; tam tersine, olduğu gibi bırakıldığı bir metin olarak dikkat çekiyor.
Eser, bireysel kırılmalar üzerinden kolektif bir ruh hâline de işaret ediyor. Modern insanın yalnızlığı, suskunluğu ve anlatılamayan yükleri, Onulmaz’da sade ama etkili bir edebi karşılık buluyor. Bu yönüyle kitap, çağdaş edebiyatta psikolojik derinliği önceleyen okurlar için güçlü bir durak niteliğinde. Onulmaz