Dünya üzerinde iki tür koleksiyoncu vardır: birincisi koleksiyonu ile gururlanıp onu teşhir etmek isteyen mağrurlar ile ikincisi toplayıp biriktirdiklerini bir kenarda gizleyen utangaçlar.
Utangaçlar toplamak için toplarlar. Okurun benim durumumdan da çıkaracağı gibi eşya toplamak hayattaki bir acıya, bir derde, karanlık bir dürtüye bir cevap tesellisi, hatta bir ilacıdır. Ama utangaç koleksiyoncuların yaşadıkları toplum, koleksiyonları ve müzeleri önemsemediğim için, toplamak bilgiye, öğrenmeye katkısı olan itibarlı bir şey olarak değil, saklanması gereken bir utanç olarak yaşanır. Çünkü koleksiyonlar utangaçların ülkesinde faydalı bir bilgiye değil, yalnızca utangaç koleksiyoncunun yarasına işaret eder.