Haydi, bana göğsümde tutuşan, tüm kuvvetimi yutup duygularımı ve arzularımı eriten şu ateşin ne olduğunu söyleyin? Yalnızlık saatlerinde ruhumu sıkan, ciğerime mutluluğun acılığı ve elemlerin tatlılığı katılmış bir şarabı döken bu tatlı sert gizli eller nedir?
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsanlar işitmeyen sağırlarken bağırıp çağırmanın ne faydası olabilir ki? Senden önce ben kulaklarının dibinde bağırdım da karanlık gölgelerden başkasına duyuramadım ve aynı sen gibi ben de bunların tüm nesillerini inceledim de aralarında; ancak zincirlerle bağlı esirlerin karşısındaki kibirli bir şekilde kahramanlık yapan korkaklardan ve kafeslerde hapsedilmiş kimselerin önünde diklenerek büyüklük taslayan kimselerden başkasını bulamadım.
*Unutamamak
Sen bilemezsin, paslı bir hançerdir yalnızlık
Gelir, en can alacak yerimden vurur
Sen bilmezsin, gecenin en uzak bir saatinde
Bir böcek nasıl girer beynime, kımıldar durur
Sen bilmezsin çaresizlik nasıl boğar insanı
Yaşamak bir yerde nasıl çekilmez olur
Tutunacak bir dal aramaktan, koşmaktan, özlemekten
El yorulur, ayak yorulur, yürek yorulur.