İpek Aslan

Hiç mutlu olmamış, dünyaya sadece acı çekmek için ufak bir gezinti yapmaya gelmiş olan birinin ölümü korkunç bir şeydir.
Sayfa 62·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

İpek Aslan

, bir kitap okudu
Puan vermedi·84 syf.·
2024 54. kitabı
Jean-Louis Fournier
7.9/10 · 5,2bin okunma
“İçinde yaşadığımız çağı ‘enformasyon’a indirgeyen Batı uygarlığı nasıl bir yaşam biçimi üretti mesela?” “Modern öğretimden geçip başarıyla ödüllendirenler daha iyi insanlara dönüştü mü? Yücelttiği kavramlarla kirlenen ve dünyayı kirleten modern/ist kültür bir zamanlar düşmanca yok ettiği değerlerin yokluğunu derinden hissetmiyor mu bugün? Temelde ailenin,aidiyetin, ahlakın ve maneviyatın çöküşüne karşılık gelen bu asırlık dönüşümün sonunda insanlık ilerlemişse de(!); acaba yeterince gelişti mi? O Batı ki İyinin yerine Başarıyı; Güzelin yerine Faydalıyı; Doğrunun yerine Yasalı; Günahın yerine Kusuru; Sevabın yerine Hazzı koymadı mı? Ve bizler şimdi bu düşünceyle yapılandırılan bir eğitime şart mı diyoruz?” Sertaç Timur Demir
Sayfa 34·Kitabı okudu
İki asırdır işimiz, gücümüz, fikrimiz, yolumuz Batı’ya takılmış vaziyette. Her devirde sürekli Batı’ya cevap yetiştirmeye çalışıyoruz. Ama bazı ciddi sorunlar var. Birincisi, bizim yıllarca makaleler, kitaplar yazıp, konferanslar verdiğimiz mevzularda ne dediğimiz, Batı’yı hiç ilgilendirmiyor. Yani onlar bırakın bize takıntılı olmayı, bizi ciddiye bile almıyorlar. Kaale aldıkları kendi kafalarına ve çıkarlarına uyanlar… Nitekim en büyük ödülleri olan Nobel‘e Orhan Pamuk‘u, Fransız devletinin en büyük nişanı olan Legion d’honneur’e ise Yaşar Kemal Kemal’i layık gördüler. Batılı dillere Cemil Meriç’i, Sezai Karakoç’u, Turgut uyarı, Salah Birsel’i tercüme etmediler. İkincisi, bu Batı takıntısı kendi sorunlarımızı çözmeye hâlâ yetmiyor. İki asırdır Batılı siyasi, ekonomik, eğitim modelleri ithal ediyoruz, oralara talebeler gönderiyoruz, onların kanunlarına aynen tercüme edip kullanıyoruz, onlar hangi kavramı türetirse hemen benimsiyoruz, ama hemen her alanda hala adam yerine konacak bir durumumuz yok. Üçüncüsü bu kadar sıkı Batı takipçisi olmak Batı’yı derinden anlamaya da yetmiyor. Batı’yı yüzeysel olarak tanıyor ve tanıtıyoruz. Mesela Batı’nın devletleri ile yürüttüğü yıkıcılığı ayrı; felsefesiyle, akademyasıyla yürüttüğü işleri ayrı şeyler sanıyoruz. Bu da gerçek batının anlaşılmasını engelliyor. Dördüncüsü, dini gayretle batıyı eleştirenlerin çabası onların ilmîni, takvasını, kişiliğini pek olgunlaştırmıyor. Bu takıntı bizlerin daha iyi mümin haline gelmemizi sağlamıyor. Aksine amelsiz bir söylem tuzağı içinde debelenip gidiyoruz. Savaş Ş. Barkçın
Sayfa 30·Kitabı okudu
2024 Okuma Raporları