Gerçekten insan yaşadığı, bulunduğu ve çalıştığı muhit içinde, o devri sevk ve idare edenlerle hemhâl ve bir kanaatte olursa aynı muhit ve devrin adamı olmaktan çıkamaz.
Öyle ki karşımızda şu çarpıcı soru vardır: Yaşamayı bilmeyenin yazdığı şey midir şiir? Evet, öyledir. Yaşamayı bir türlü öğrenememiş kişi yaşamak yerine yaşayamadığının şiirini yazar. Şuara Suresi’nde Cenab-ı Allah, şairler için “onlar her vadide şaşkın şaşkın dolaşır ve yapmadıklarını yapmış gibi söylerler” dememiş midir… Öyledir. Yaşamayı bilen şiir yazmaz.
Küçük şiirler nasıl okunmalı? / Şuara Suresi’nin izahı: “Yaşamayı bileydim…” - Celal Fedai
Evet, küçük şiirler, umulmadık haller alabiliyor. Şairinin de farkında olamadığı haller… Dışardan bakıldığında “Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir“ dizesi üzerinde dil oyunlarıymış gibi görünen, muhteşem bir poetika saklı olabiliyor. Bütün bir insan ömrünün mahiyeti önümüze serilmiş olabiliyor. Bir dil işçiliği, bir zanaat gibi görünenin sanat eserine dönüşmesidir bu.
Küçük şiirler nasıl okunmalı? / Şuara Suresi’nin izahı: “Yaşamayı bileydim…” - Celal Fedai