Lisânı ağızda olanı değil, lisânı gönülde olanlara yâr et bizi.
Tebessümü simâsında olanı değil, tebessümü gönülde olanlara kat bizi.
Aşkı tende sananı değil, aşkı ruhunda can bilenlere arat bizi.
Aminn.
İbrahim de demişti ki: "Ey Rabbim! Burayı emin bir şehir yap, Allah'a ve ahiret gününe inananları çeşitli meyvelerle besle."Allah buyurdu ki: kim inkâr ederse onu az bir süre faydalandırır, sonra onu cehennem azabına sürüklerim. Ne kötü varılacak yerdir orası! 2/126
Allah inkâr edenleri de dünyada rızıklandırmakta.
Şu hâlde dünya nimeti dindarlığa bağlı değildir. Dünya nimeti Mü'mine de kâfire de verilir. Bunlar birer imtihan vesilesidir. Hayırlı olup olmadıkları neticeye bağlıdır.
Çünkü içimizde ne yürüyünce taşı toprağı inleten Hamzalar var ne ancak kol kesilince sancağı yere bırakacak Mu'sablar var ne de düşen sancağı yeniden kaldıracak Aliler var.