“Bir insana, bir insanın ruhuna sahip olmak istediğinizde, bu aşktır. Bir insanın bedenine sahip olmak istediğinizde bu şehvettir. İnsanları korkutacak, onları sizin emirlerinize uymak zorunda bırakacak bir güce sahip olmak istediğinizde bu iktidardır. Paraya sahip olmak istediğinizde bu aç gözlülüktür. Ölümsüzlüğe, ölümden sonra da yaşama hakkına sahip olmak istediğinizde, bu inançtır.”
“Eğer söyleyeceklerimi kendim de duymayacak olsaydım ona bazı duygularımı söyleyebilirdim, bu duyguları onun duymasından değil kendim duymaktan çekiniyordum. Sanki kendim duymadığım sürece o duygular var olmayacak ancak ben duyduğumda gerçeklik kazanacaklardı.”
“Üstelik o zamanlar bir insanın hayatına girmenin, büyülerle dolu bir yeraltı labirentine girmeye benzediğini, birisinin hayatına girdiğinde oradan girdiğin insan olarak çıkamayacağını henüz bilmiyordum. Hayatımı roman okur gibi, etkilenerek ama istediğimde duyguların çemberinin dışına çıkabileceğim bir güvenlikle yaşayabileceğimi sanıyordum.”
“Birçok insan gibi bir acıya karşı kendimi koruyabilmek için diğer acıları ayaklandırıp onları kalkan gibi kullandığımı daha sonra farkedecektim. Ama epey sonra.”
“… bir yıl önceydi. O zamanlar yaşamın bir söz, bir teklif ya da bir tanıtım kartının minik dokunuşuyla bile yörüngesini tümüyle değiştirecek kadar içsel iradeden yoksun ve tesadüflere açık olduğunu henüz tam anlamıyla bilmiyordum.”