“Bir başkasının varlığının böylesine farkında olmak garip bir şeydi. O kişiye bu kadar yakın, bu kadar acil bir ihtiyaç hissetmek, nitelikleri tanımlanamayacak bir ihtiyaç hissetmek, zevkli olmadığı gibi acılı da değildi. Yalnızca nihai bir ültimatom gibiydi.”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“İnsanların çoğu için, önlerine konulan şeyi kabul etme nedeni, yalnızca kendilerine o verildiği içindir, bunu biliyor olmanız gerekir. Hiçbir fikirleri yoktur. Onların düşündüğünü sandığınız şeyleri mi rehber kabul edeceksiniz, yoksa kendi yargılarınızı mı kullanacaksınız?”
“Aslında acı çektikleri zaman insanlara bir parça saygı duymak mümkün. Bir nebze gururları oluyor o zaman.
Fakat eğlenirken hiç dönüp baktın mı onlara? İşte gerçeği ancak o zaman görebiliyorsun. Esir gibi çalışıp kazandıkları paraları lunaparklarda, bayağı gazinolarda harcarken bak onlara. Dünyayı önlerinde apaçık bulan zenginlere bak. Eğlenmek için neleri seçiyorlar, bir dikkat et. Kibar barlarda seyret onları. İşte senin genel olarak insan ırkı dediğin şey. Ben böyle bir şeye elimi bile sürmek istemem."
“….. soylu bir ruhun kendisiyle ilgili temel bir kesinliği vardır, onu aramak mümkün değildir, bulmak mümkün değildir ve belki kaybetmek de mümkün değildir. Soylu bir ruhun kendine saygısı vardır.”
(Fredeich Nietzsche, İyinin ve Kötünün Ötesi)