Tanrının Gecikmiş Merhameti
Vazgeçişim bir tercih değildi; irademin verdiği ani bir hüküm de değildi. Daha çok, zamanın sabırla işlediği uzun bir mağlubiyetti. Mantığım çoktan imkânsızlığın matematiğini tamamlamış bulunuyordu. Kalbim her akşam ona dönük bir kapıyı aralık bırakıyordu. Mantığım ise her gece sessizce gelip o kapıyı kilitliyordu. Biri umudu insan ruhunun son sığınağı sayıyor, diğeri umut denen şeyin çoğu zaman gecikmiş bir acıdan başka bir şey olmadığını biliyordu. Zaman, her savaşın taraflarını yoran o tarafsız hâkimdir. Fakat insanın en trajik deneyimlerinden biri, haklılığın teselli sunmamasıdır. Çünkü bazı doğrular vardır ki, yanlışların açtığı yaralardan daha derin izler bırakır. Gerçek bazen bir kurtuluş değil, sadece daha kusursuz bir kayıptır. Sonra ilahî merhamet geldi. Fakat onun gelişi, beklenen bir baharın değil; çoktan sona ermiş bir mevsimin ardından düşen yağmuru andırıyordu. Kuraklıktan çatlamış toprağa ulaşan su gibi... Toprak susuzluğunu gideriyordu belki, ama kaybettiği çiçekleri geri çağırmaya muktedir değildi. O vakit anladım ki bazı insanlar hayatımıza bir beraberlik vaat etmek için değil, bir hakikati öğretmek için girerler. Kalmak için değil, eksiltmek için gelirler. Bize sevmenin kudretini değil, vazgeçmenin ağırlığını gösterirler. Kırgınlığım, gerçekleşmemiş ihtimallerin sessiz mezarlığınaydı. Birkaç gün daha erken söylenebilecek bir cümleye... Bir an önce gösterilebilecek bir cesarete... Atılabilecek tek bir adıma... Ve belki de biraz daha vakitlice inen bir merhamete... Çünkü kaderin en ağır yüzü bazen yokluk değildir; gecikmedir. Zira bazı merhametler yarayı kapatır; bazıları ise yalnızca kapanmış yaranın yerini gösterir. Zaman yalnızca olayları değil, onları karşılayacak insanı da değiştirir. Bu yüzden geciken merhamet her zaman bir lütuf
Muahhir | el-Muahhir İsminin Anlamı Muahhir isminin lügat anlamları: Muahhir ise geride bırakandır anlamındadır.. Kur’an’da geçmemiş, meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmiştir. EL-MUAHHİR: Tehir eden, istediğini erteleyen, geriye bıra­kan; takdimi hak edeni takdim edip ileri geçiren; tehiri hak ede­ni tehir edip erteleyen, geri bırakan. Allah (c.c), kullarının yaptığı hayır hasenat ve dua gibi veya diğer bazı işleri esas alarak veya hiçbir şeye de bak­mayarak, doğumlarını, ölümlerini, rızıklarını veya başla­rına gelecek herhangi bir şeyi geciktirebilir. Kıyameti de geciktirebilir veya öne alabilir. Çünkü bu konuda tek yetki kendisine aittir. Bir hadisi şerifte sadakanın ömrü uzattığı ve duanın da kaderi değiştirdiği vurgulanmaktadır. Bunu daha önceki konularımızı da işlerken gördük. Dolayısıyla kullar olarak bize düşen Rabbimizi unutmadan, ona dua edip yalvarmak ve yakarmak ve ne halde olduğumuzu, neye ihtiyacımız olduğunu bildirmektir. Elbette ki Allah bizim neye ihtiyacımız olduğunu bilir bilmesine ama bi­zim istememiz önemlidir. Çünkü kul hesap verecek ve bunlardan isteyip istemediği şeylerden olacaktır. Bu yüz­den istemeli ve hayırlı isteklerde bulunmalıyız. Hakkımız­da hayırlısını istemeliyiz hem de. Aksi halde ne imanın, ne ibadetin, ne imtihanın anlamı kalırdı ne de dualarımızın veya yaptığımız hayırların… Muahhir isimlerinin ıstılah anlamları: Muahhir; hikmeti gereği bazı kullarını geride bırakandır. Muahhir; kimi varlıkları sonra yaratandır. Muahhir; kimi kullarını zekâ, akıl ve beden yönünden geride bırakandır. Muahhir | el-Muahhir Dualar ve Zikirler EL-MUAHHİR isminin zikri (846) adettir. Zikir saati Zu­hal; zikir günü Cumartesi’dir. Cumartesi Zuhal saati, sabah erken ve ikindi sonrası ile gece yarısı. Muahhir | el-Muahhir esmasıyla yapılacak
Din İslam
Reklam
Muktedir | el-Muktedir İsminin Anlamı Muktedir isminin lügat anlamı: Kudret kökünden türemiş olan el-Muktedir ismi; hazırlamak, tanzim etmek, şeref sahibi olmak, güç yetmek, malik ve hakim olmak, vakit belirlemek, taksim etmek, ölçmek, biçmek, sıkmak ve daraltmak anlamlarına gelmektedir. EL-MUKTEDİR: Her şeye gücü yeten. Kuvvet ve ikti­dar sahipleri üzerinde sulta kuran, istediği gibi tasarruf eden; mevcudu, kuvvet ve kudreti altında zebun (esir) ve mahkûm tutan demektir. Kâdir’den daha öte bir güçlülük ifade eder. Bu güçlülük, bir ayette şöyle ifade ediliyor: “Gökleri ve yeri yaratan ve onları yaratmaktan yo­rulmayan Allah’ın, ölüleri diriltmeye gücünün yetece­ğini görmediler mi? Evet şüphesiz O, her şeye hakkıyla gücü yetendir.”(Ahkâf,46:33) Muktedir isminin ıstılah anlamı: Muktedir; her şeye karar veren ve her şeyi belirleyendir. Muktedir; her şeyin üzerinde otorite sahibi olandır. Muktedir; kendisine hiçbir yasak engel olmayandır. Muktedir; hiçbir kimsenin kuvvet ve kudret yoluyla O’nun karşısına çıkamamasıdır. Muktedir; kudretini bilfiil ortaya koyandır. Muktedir | el-Muktedir Dualar ve Zikirler EL-MUKTEDİR isminin zikri (744) adettir. Zikir saati Güneş; günü Pazar’dır. EL- KÂDİR esması ile anlamları aynı olduğu için oku­ma saatleri de aynıdır, sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası okunur. Pazar gecesi güneş saati yoktur. Muktedir | el-Muktedir esmasıyla yapılacak Dualar: Ey yerleri ve gökleri altı günde Yaratan Allah’ım! Ey gecenin ve gündüzün Sahibi Allah’ım! Ey Kudreti her şeyi Kuşatan! Ey Muktedir! Ey Allah! Senin her şeye gücün yeter! Sana mani olamaz hiçbir şey! Hiçbir şey Seni aciz bırakamaz!
Din İslam
Kadir | el-Kadir İsminin Anlamı Kadir isminin lügat anlamı: Kadera kökünden türemiş olan el-Kadir ismi; kıyaslamak, ölçülü yapmak, tedbir almak, planlamak, miktarını beyan etmek, hükmetmek, taksim etmek, güçlü ve kadir olmak, yüceltmek, hazırlamak, tanzim etmek, malik ve hakim olmak, rızkı daraltmak, zengin ve kuvvetli olmak, sıkmak ve daraltmak anlamlarına gelmektedir. EL-KÂDİR: Sonsuz güç ve kudret sahibi olan. Her iste­diğini, istediği gibi, sonsuz güç ve kudretiyle yapan… Kadir isminin ıstılah anlamı: Kâdir; her şeye güç yetiren, sahip ve malik olandır. Kadir; her şeyi belli bir plan ve ölçüye göre takdir edendir. Kadir; dilediği şekilde kullarının rızıklarını daraltan ve sıkandır. Kadir; dilediği şekilde rızıkları kullarının arasında taksim edendir. Kadir; insanları ölçüp biçip yaratan ve yaratılışlarını güzel yapandır. Kadir; Şeref ve azamet sahibi olandır. Kadir; peygamber göndermeye ve kitap indirmeye gücü yetendir. Kadir; insanların bir benzerlerini yaratmaya ve ölüleri diriltmeye gücü yetendir. Kadir; azap göndermeye ve helak etmeye gücü yetendir. Kadir | el-Kadir Dualar ve Zikirler EL-KÂDİR isminin zikri (305) adettir. Zikrin saati Gü­neş; günü Pazar’dır.’ Sabah güneş doğarken ve ikindi sonrası okunur. Pazar gecesi güneş saati yoktur. Bu adın içinde de Hak Teâlâ’nın azametli adından bir harf bulunmakladır. Bu adın hizmet meleğinin adı Hz. (Hehtiyail) dir. Buyruğu altında 4 yardımcı melek vardır. Bu meleklerin her biri de (305) meleklik toplulukdan oluşan (305) meleğe komuta etmektedirler.
Din İslam
İz bırakanlar, is bırakanlar...
Her ademoğlu dünyadan gelip geçer de, kimi ardında takip edilesi iz(ler) bırakır; hoş bir sedâ, hoş bir eda, dik duruş ve güzel davranış, güzel koku ve renk gibi...kimi de kapkara "is" bırakır, kötü kokan, kazıyınca çıkmayan zift karası... Bu dünyanın en büyük ve yalın hakikati... Dünya dediğimiz bu han, herkesin konup göçtüğü, ama duvarlarında mutlaka kendinden bir parça bıraktığı muazzam bir hafıza mekânıdır. İz bırakanlar, bu kubbede hoş bir sedâ bırakmayı dert edinenlerdir. Onların gidişiyle yeryüzü eksilir belki, ama geride bıraktıkları ışık, yıllar sonra bile yollarını kaybetmiş bedbahtlara pusula olur. Bir tebessümle gönül alanlar, adaletin safında dimdik duranlar, rüzgâra karşı bile eğilmeyenler... Onlar dünyayı güzelleştiren, insanlığın mayasını taze tutanlardır. Göçüp gitseler de kokuları kalır sokaklarda; adları her anıldığında içe çekilen derin bir nefes gibi ferahlık verirler. Bir de "is" bırakanlar vardır... Geçtikleri her yeşili kurutan, bastıkları her toprağı çoraklaştıranlar. Onlar bencilliğin, hasedin ve zulmün zifiri karanlığıyla yürürler. Arkalarında bıraktıkları tek şey, temizlenmesi nesiller süren kirli bir pastır. Hatırlandıklarında sinelere bir ağırlık çöker, yüzler ekşir, ruhlar daralır. Ne acıdır ki, ömür gibi aziz bir sermayeyi, sadece etrafı karartmak için harcayıp gitmişlerdir. Tarih de, gündelik hayat da bu iki zıt kutbun canlı şahitleriyle doludur. Biri baktıkça içimizi ferahlatan ve insanlığa olan inancımızı tazeleyen bir "iz", diğeri ise hafızalardan silinmek istenen kirli bir "is"tir. Gelin, bu iki insan tipini hayatın içinden somut örneklerle karşılaştıralım: İz Bırakanlar (Aydınlatanlar): İnsanlığın ortak mirasına harç koyanlar, ömürlerini bir hakikatin veya faydanın peşinde tüketenlerdir. Onlar, sadece kendi dönemlerini değil,
O Allah ki Her şeye Kadir ve Muktedir.
Aşk
Reklam
Reklam