Adem munduz

Adem munduz
@munduzadem49
Altın olsam değerimi herkes bilir,ben basit bir demir olayım değerimi yalnızca anlayan bilsin. Şems.
TALEBE
ZBEÜ/BUÜ/TARİH
Muş/Malazgirt/Bilecik/Bozüyük/Bursa/Nilüfer
30 okur puanı
Aralık 2020 tarihinde katıldı
DİN TERBİYESİ NEDİR?
Din terbiyesi şahsiyet terbiyesidir. Çok bilgiler, hikâyeler ve öğütler insanı dindar yapamaz. O, damarlara yapılan aşı halinde bir aşk terbiyesi ile verilir. Dindar çok seven ve sevgiden örülen bir şahsiyetin sahibidir. Dindarlık, ilmi, sanatı, ahlâkı ve insanlığı severek Allah'a ulaşmaya kaabiliyetli bir ruh örgüsüdür. Dindar için, din düşmanı yoktur. Sadece Lûtuf'dan mahrum olan gaafil ve zavallılar vardır. Gerçek dindarın kalbinin kaidesi, Mevlâna'nın türbesine yazılı şu ilâhî davetten başka olmamalıdır: Gel! Gel! Nereden gelirsen gel! Kâfirsen de, rind isen de, putperestsen de gel! Bizim dergâhımız ümitsizlik dergâhı değildir. Yüz kerre tövbeni bozmuş olsan da gel!» Din terbiyesi hayâ terbiyesidir. Zamanımızda yeryüzünde silinmek üzere olan hayâ, siyasete atılarak hıncını almak için particilik yapan hocanın yüzünden, hepsinden kara bir süngerle silinmişe benziyor.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
DİN ADAMI 'NIN GÖREVİ NEDİR?
Bugün, bütün ruh ve mânâsını kaybeden örf ve ådetlerin cansız yığını halinde bir iskelet gibi duran dini hayatı tutup kaldırmak, ona Peygamberin getirdiği ruh ve mânâyı getirmek için, bugünkü din müesseseleriyle din adamlarının hiç bir rolü ve fonksiyonu kalmamıştır. Yer yüzünde insanlığın en büyük dâvâsı olan düşünen insan idealini yeniden yüceltme işini bunlar göremezler. Çünkü bu müesseseler ve bu zümre, düşünen insanı yükseltme işinde insanlığın en büyük zaferini dünyaya getiren İslâm dinini, onu yapıcı insan dâvası haline getirmekle içinden yıkmışlar ve çürütmüşlerdir. Her şeyden evvel bu dâvanın, onların elinden kurtarılması lazım geliyor. İslâmın yer yüzünde büyük bir vazife göreceği zaman pek yakınlaşmıştır. İnsanlık, her taraftan yıkılıp viran olan ruhunu kurtarıcı arıyor. Para ile namaz kıldıran imam ve toprakbastı tellalları olan hac delilleri bizi Allah huzuruna çıkaramazlar. Ruhunun her köşesi fitne ve menfaat, hased ve kazanç kurtlarıyla delik deşik olmuş bir cemaata müslüman cemaati denmez. Cami yaptırmakla din kurtarılmaz. Ruhumuzu imar etmemiz lazım geliyor. Dünyasına İsyan etmeyen ruh Allah'a teslim olmamıştır. Camileri dolduran kalabalık halkın, kenardaki kunduralardan farkı olmuyor. Cemaat, insan vücudlarının topluluğu değil, ruhların birlik içinde toplanmasıdır. Etrafımızı saran bunca sefaletleri görüp de bunca nimetlere sahip varlığımızdan edep duymadıktan sonra yaratana hörmetin manası nedir?

Adem munduz

, bir kitap okudu
Puan vermedi·223 syf.·
5 günde okudu
·
2026 16. kitabı
Nurettin Topçu
9.1/10 · 655 okunma
MERHAMETSİZLİK!
Merhamet, müslümanın kalbinde hiç sönmeyen ateş gibidir. Müslümanı başka insanlardan ayıran onlardan fazla merhametli oluşudur. Kâfirler gibi müfsitler ve münafıklar da merhametsiz olanlardır. İmansızlar merhametsizlerdir. «Allah'a karşı vazifelerimi yapıyorum, Elhamdülillâh müslümanım» deyip te kalblerinde ve hareketlerinde merhamet yaşatmayanlar; kendi kavimlerinden, kendi zümrelerinden ve kendi dinlerinden başka kavimlere, zümrelere ve dinlere saldırmakla Allah'a yarandıklarını zanneden katı yürekliler; İslâmı yükseltmek için kin, kılıç ve şiddet silâhlarını kullananlar Allah yolunun dışında dolaşan gerçek imansızlardır. Asıl sapıklar ve hüsranda kalanlar bunlardır. Onlar ibadet diye istedikleri kadar beden hareketleri yapsınlar, sayısız hac etsinler, secde onlardan tiksinir, Kâbe onlardan kaçar.
AHLAKSIZLIK!
İslâm ahlâkının, artık İslâm dünyasında bir hayat ve hareket hådisesi olmadığı herkesçe biliniyor. İslâm ahlâkının üç esasından evvelâ hörmet prensibini alalım. Her şeyden evvel cemaatin içinde insana hörmet dâvası diye bir kavram kalmamıştır. İnsanlık köylerle şehirlerde, kimi dağda, kimi ağıllara tıkılmış sürüler halinde fırsat buldukça birbirlerini Boğazlamaktadır. Halkın kanunlara ve ulül'emre itâatı kalmadığı gibi ulül'emr yerinde duranlar halka ve hakka hörmeti tanımıyorlar. İnsanın insan eliyle istismarı yetmiyormuş gibi Allah kelâmının istismarı da kendilerine din adamı denilen bir esnaf zümrenin sermayesi hâline gelmiştir. Allah'ın huzuruna hörmet nedir? Cemaat bilmiyor. Dinî neşriyat, zavallı halkın hayranlığını çalan bir soyguncu zümreyi meydana çıkardı. Bunlar, zamanla genç din adamlarını da halkaları içerisine alma yolundadırlar.