Puan vermedi·304 syf.··
Beğendi
·
2026 47. kitabı
KAGOSHIMA GEÇİDİ POPPY KUROKI 304 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Gerçeğe dönüşmüş bir kabusun ortasındaydı. Isla Mackenzie, köklerini keşfetmek, 3 nesil öncesinde soyu "Samuray"lara dayanan büyükbabasına ait bilgiler edinmek ve biraz da kırılan kalbini onarmak için İskoçya'dan Japonya'ya gelir. Yaptığı araştırmalar pek sonuç vermez. Büyükbabası ile ilgili somut hiçbir bilgiye ulaşamaz. En azından köklerinin dayandığı kültürü öğrenmek adına şehir turuna çıktığında bir tapınağı ziyaret eder. Bir anda patlak veren fırtına, Isla'yı bambaşka bir dünyaya götürür. 1877'nin Kagoshima'sındadır artık. Üstelik savaşın eşiğindeki samurayların arasındadır. Kagoshima halkı başta onun gizemli bir varlık olduğunu sansa da kendileri gibi etten, kemikten bir insan olduğunu anlayınca aralarına kabul ederler. Fakat batıdan gelen bir casus olduğunu düşünerek gözetim altında tutmaya karar verirler. Samurayların lideri Takamori Saigō, bu gizemli kadını yine bir samuray olan Keiichirō Maeda'ya emanet eder. Isla ve Keiichirō arasında zamanla başlayan büyük tutku ve aşk tarihin sınırlarını zorlayacaktır. Kalbinin sesini dinleyen Isla, bir yandan kendi zamanına dönmenin hayalini kurarken bir yandan da büyük aşkını kaybetme korkusu yaşamaktadır. Fantastik öğelerde süslenmiş, tarihi gerçeklikler barındıran keyifli bir hikayeyi geride bıraktık. Sevgili Zeynep, Ebru, Hülya ve Münevver eşlik ettiğiniz için çok teşekkür ederim Japon kültürüne, samuray geleneklerine, İmparatorluk ve samuraylar arasında yaşanan Kagoshima Savaşı'na (Shiroyama Muharebesi) misafir olduk. Bu misafirlikte bize elbette güzel bir aşk ve fedakarlık öyküsü de eşlik etti. Savaşın en önemli özelliği samurayların sonunu getirmesi ve Japonya'nın batılılaşmaya, modern dünyaya karşı geleneklerini korumaya
Kagoshima GeçidiPoppy Kuroki · Artemis Yayınları · 202528 okunma
Puan vermedi·408 syf.··
2026 43. kitabı
AUSCHWITZ KÜTÜPHANECİSİ ANTONİO G. ITURBE 408 SAYFA #OkuyanKızlar #Ortakokuma #Okudukbitti Auschwitz'de zaman akmıyor, adeta sürükleniyordu. Dünyanın geri kalanından kesinlikle yavaş geçiyordu zaman. Auschwitz'de geçirilen birkaç gün çömezi kıdemliye dönüştürürdü. Bir genci ihtiyara çevirir, dinç birini de elden ayaktan düşürürdü. AUSCHWİTZ; Nazi Almanyası tarafından II. Dünya Savaşı döneminde kurulmuş en büyük toplama, zorunlu çalışma, sistematik katliam ve imha kampı. Dita KRAUS; 14 yaşında Nazi'ler tarafından esir alınan bir tutsak. Auschwitz'de çocuklar ve ailelerin bir arada kalmasına izin verilen 31.blok. Esirler üzerinde acımasız deneyler yapan, gazetelerin bahsettiği şekliyle "kana susamış bir cani"; Dr. Joseph MENGELE. Alman asıllı bir Yahudi olan, blok sorumlusu Fredy HİRSCH ve diğerleri. 14 yaşındaki Dita, ailesi ile getirildiği Auschwitz esir kampında rutin hale gelen dehşet ve korku ortamına uyum sağlamaya çalışırken çok önemli, önemli olduğu kadarda tehlikeli bir görev üstlenir. Esirlerin gizlice kurduğu okulun "kütüphanecisi" olur. Elbisesinin içine diktirdiği gizli ceplere sakladığı 8 kitabın sorumlusudur. Kampta pek çok şey gibi kitaplarda yasaklıdır. Küçük yaşından beklenmeyen bir cesaretle kitapları ihtiyacı olan öğretmenlere taşır. Tek silahları o 8 kitaptır. Şiddete, kötülüğe, korkuya boyun eğmemenin; cesaretin ve umudun simgesidir Dita ve koruduğu kitaplar. Bu ölüm kampında yaşanan akıl almaz vahşeti, insanlık dışı olayları okumak gerçekten zordu. Sevgili Zeynep, Hülya, Ebru ve Münevver ile birlikte üstesinden geldik bu hüzünlü hikayenin. Hepinize çok teşekkür ederim kızlar. Sonrasında yaptığımız sohbetin keyfi bambaşka. Daha nicelerine, hep birlikte diyorum. Dünyanın en küçük ve en tehlikeli kütüphanesinin hikayesini okumak zordu dediğim
Auschwitz KütüphanecisiAntonio González Iturbe · Pegasus Yayınları · 20232,907 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Puan vermedi·296 syf.··
2026 42. kitabı
True crime podcastlerinde keşfettiğim ve sektirmeden dinlediğim Ankara'da Bir Ev kitap oldu. Cumhuriyet tarihinin suç vakalarından seçilmiş bazı olayları hem dinleyip hem okumuş oldum böylece. Podcast yayınından bazı dikkat çeken olaylar fotoğraf ve belgelerle kitap da yerini almış. Muazzez Öğretmen 'in kaybı,Kayıp Çocuk Sadi,Üsküdar Vapuru Faciası gibi yaşandıkları dönemde gündemi çok meşgul eden,kamuoyunun dikkatini çeken olaylar da kitapta yer almış. Bence bu kitapta Ankara Cinayeti davası da yer almalıymış. Ağzım açık dinlediğim olaylardan biriydi. Yine kaybolup bulunamayan çocuklar,çözülemeyen cinayet davaları da kitapta yer almış. Yaşananların tümü üzücü ama hepsi de gerçek. Gerçek suç öyküleri okumaya meraklı okuyuculara kesinlikle öneririm.
Ankara'da Bir EvMünevver Elif · Sel Yayıncılık · 202523 okunma
Puan vermedi·88 syf.··
2026 21. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 17:29
Atatürk ile ilgili kitapların kütüphanemde azlığı dikkatimi çekti bu kitabı okuduktan sonra. Atatürk ‘ün fikirlerini oluştururken kimlerden feyz ve esin aldığını bilmek istediğim için kitabı okudum. Tevfik Fikret’ten başlayalım. Çok önemli bir münevver olan Tevfik Fikret Atatürk ‘e batılılaşma noktasında esin kaynağı olmuştur diyebiliriz. Bir şiirinde Tevfik Fikret : Yüklen ne varsa getir bir parça meskenetfiken, ruhu ve idraki besleyen dizelerini söylemiş ,çağının çok ötesinde bir şairdir ve Atatürk'e ilham olmuştur.Kitapta Namık Kemal’in de Musafa Kemal’I etkileyen diğer bir vatan şairi olduğundan bahsediyor fakat bir farkla diyor : Mustafa Kemal Namık Kemal kadar romantik değildi fakat vatan, hürriyet konularında kendisini takip ederdi.Namık Kemal’in : Vatanın bağrına düşman dayamış hançerini, yoğ imiş kurtaracak bahtı kara maderini dizelerine Atatürk ‘ten olumlu yanıt gelmiştir. Vatanın bağrına düşman dayasın hançerini, vardır kurtaracak bahtı kara maderini. Atatürk hepimizin bildiği gibi eğitime son derece önem veren bir liderdi ve özellikle okul yıllarındaki tarih öğretemeninden bahsetmiştir kitapta yazılana göre. Tarih bilmeden günü , geleceği yorumlamak mümkün olamayacağından tarihe fazlaca önem vermiştir. Fransız Devriminden esinlenmiş ve Fransız Filozof JJ. Rousseau etkilendiği ve esinlendiği bir diğer kişidir. Ziya Gökalp de etkilendiği bir başka aydındır aralarında nüans açısından bazı belirgin durumlar olsa da Ziya Gökalp Atatürk’ün zihninde yer etmiştir. İncelememi Atatürk’ün bir sözü ile bitirmek istiyorum: Çocukken fakirdim. İki kuruş elime geçince bunun bir kuruşunu kitaba verirdim. Eğer böyle olmasaydı bu yaptıklarımın hiçbirini yapamazdım. Bu sözle Atatürk ‘ün donanımı, bilgisi ve bilgi açlığı kendisine bir kere daha hayran olmamı sağlamıştır.
Atatürk'ün Düşünce Yapısını Etkileyen Olaylar, Düşünürler, KitaplarŞerafettin Turan · Türk Tarih Kurumu Yayınları   · 2018505 okunma
Puan vermedi·240 syf.··
2026 86. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Haziran 2026 18:32
Hani sizi savunan yapılan haksızlıklara karşı gelen bir dost vardır Nazım Hikmet içinde o dost yazarımızdır. Merak edilen acaba kitapta var mı denilen konu ya Vera ya Münevver ve Piraye ile olan ilişkileri tabii ki var kitabın son sayfalarında bunlar var. Münevver biricik oğlu Mehmet'in annesi çok acılar çekti Nazım da çok sevmişti evinin her tarafı Münevver ve oğlunun resmi ile doludur. Ee bizim Nazım yakışıklı adam böyle olunca kadınlar boş bırakmıyor doktoru Galina' da aşık olur fakat Nazım ona arkadaşlıktan başka bir şey sunmaz. Piraye'ye gelince biz de fazla bir bilgi yok. Vera ah Vera o kadar sinir bozucu bir kadınmış ki yazarımız onu hiç sevmemiş nazım'dan 30 yaş küçük olmasına rağmen Nazım üzerinde hükümranlık kuruyor. Neyse bu böyle olmayacak yazdıkça yazasım geliyor şiddetle tavsiye ederim. Kitapla kalın
Nazım Hikmet'in Son YıllarıZekeriya Sertel · Remzi Kitabevi · 200119 okunma
Puan vermedi·144 syf.··
2026 31. kitabı
Hayaller bir gün gerçekleştirmek için vardır. Bu öyküde de bir dedenin hayalini torunu gerçekleştiriyor. Münevver Hanım emekli olduktan sonra dedesinden kalan köy evine yerleşir. Trenleri çok sever. Dedesinin hayali olan “eve giden küçük tren” yapmaktır. Bunu gerçekleştirmek için kolları sıvar. Köylerin eski bir kömür ocağı olduğu için raylardan tutun da bir tren için lazım olacak her şey vardır. Tek sorun ona yardım edecek köylüleri ikna etmektir. Maden kapandıktan sonra sıkıntıdan patlayan köylüler ilk zamanlar Münevver Hanımın bu fikrine sıcak bakmasa da sonradan kabul ederler. Böylece el birliğiyle Münevver Hanımın dedesinin hayalini gerçekleştirmeye çalışırlar. Bu arada köyün gölündeki suyun Büyükşehirin içme suyunu karşılamak için taşınması haberini alırlar. Tam tren hayallerini gerçekleştirmişken bu sıkıntı onları mutsuz eder. Fakat hiç beklemedikleri bir şey olur. Behiç Ak; bu kitabında sadece bir çocuk öyküsü ortaya çıkarmamış. Dayanışma, üretme, elimizdekileri değerlendirme, doğayı koruma ve dostluğun önemi hakkında da güzel mesajlar vermiş
Eve Giden Küçük TrenBehiç Ak · Günışığı Kitaplığı · 2022587 okunma