Hayatın bana huzur borçlu olduğu bir vakitte çıkıp gelmesey-din, daha karpuz bile kesmeyecektik. Aç mahallemin tok kedisi de senin gibi, hangi ara balkondan evime geleceği belli olmuyor. Taklitler aslını yaşatırmış, ne vakit gizlice süzülse odama aklıma geliyorsun kediyle beraber. Sonrası malum, belki de gelirsin diye çay falan demliyorum. Yaprak sarması da ince belli bir promosyon oluveriyor üstelik.
Anlayacağın üzere burada her şey aynı, her şey senden sonrası... Güneş her sabah doğuyor seninle farklı dünlerdeki günlerimizin üzerine. Güneş doğuyor doğmasına da, gün doğmuyor evrene...
Şayet bir gün gelirsen, beni, içimde bıraktığın boşluklarda ara...
birazdan uyanacak tüm şehir...
Ben sensizliğimin bilmem kaçıncı gününe basacağım düşürdüğüm yaşımla. Kim bilir sen hangi gökyüzünde, akşamdan kalma sevmelerini uyuyor olacaksın. Ben gidişinin sokak aralarından el bile sallayamazken...
Evet güneş hep doğuyor, her zaman doğuyor! Doğuyor doğmasına da, gün buralarda doğmuyor evrene...