Oncelikle yazarımız kitabı çok anlaşılır bir uslubla yazmış. Zaten biz gazzede yaşananları, oradaki kardeşlerimizin iman ve teslimiyetli duruşunun farkında olup onlara imrenen insanlarız. Onların bu halini tekrar tekrar hatırladık ve kendimizin de ne kadar çaresiz, acınacak halde olduğunu fark ettik. Ama beni yazarın en çok şu üslubu etkiledi; her bir bölümü ya da olayı diyeyim bari şiir yahut bir sözle sonlandırması insanın yüreğine saha da dokunuyor. Sanki o söz ya da şiir bunun için yazılmış gibiydi. Tek kelime ile harika bir romandı..
Okuduğunuzda önce bir yaşananlara inanamıyorsunuz. Gerçekten böyle hayatlar var mı diyorsunuz. Ama gercekten varmış. Sadece özgürlük istedikleri için insanlara nasıl böyle davranıyorlar. Bizden uzakta oldukları için bilmiyoruz. Yaşamadığımız için tam manasıyla da anlayamıyoruz.Bi haberiz. Bir Müslüman nasıl habersiz olur diyorsunuz. Okurken nasıl bir vicdansızlık, insanlıksızlık bu dercesine çıldırıyorsunuz. Onlarda Müslümansa neden bir müslümana böyle işkenceler yapıyorlar. 20 yaşındaki bir gencin neden geleceğini elinden alıyorlar ve döverek öldürüyorlar ! Neden bir insanıa su istiyor diye işkence ediyorlar! Neden bir alimi küçük düşürmek için onu ördek yürüyüşünde yürümeye zorluyorlar! Peki bunlar bu kadar gücü nereden buluyorlar! Peki bunlar olurken biz ne yapıyoruz? Acaba ne zaman silkelenip kendimize gelicez? Ne zaman kardeşlerimize ses olucaz? İşte tüm bunları insanın kendisine tekrar sordurtan bir kitap... Tefekkürle iyi okumalar..