Taşlı bir yoldan yürüyeceğim. Başkaları da olacak ama konuşmayacağız. Onların kendi yolları var. Herkes sessiz ve saygılı. Güzel bir şey bu. Ilk defa da olsa. En sonunda oraya çıkınca gözlerimi kapatacağım ve oynanan sahneleri görmekten, hayatın ezici ağırlığım hissetmekten kurtulacağım. Kimsenin gözü olmayacak. İçimde bir görüş olacak. lçgörü ya da öngörü gibi bir şeyim olacak.
"O an, orada hiçbir şeyin hiçbir zaman değişmeyeceğini anladım.
Uzun ya da kısa, şişman ya da zayıf olmam ya da hiçbir gün okula gitmemem önemli değildi. Ben doguştan eziktim."
Viyana'ya döndüğünde vegar da bir gazete aldığında, tarihe şöyle bir bakar bakmaz o günün doğum günü olduğunun farkına vardı. Kırk birinci, diye geçirdi hemen aklından ve bu saptamadan ne haz ne de acı duydu.